Greenpeace Türkiye, COP31 öncesi kömürden çıkış takvimi ve plastik atık ithalatı yasağı için “Zirveye Taşı” kampanyasıyla harekete geçti.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde çevresel krizlere dikkat çekmek isteyen Greenpeace Türkiye, önemli bir kampanya başlattı. “Zirveye Taşı” adı verilen çalışma kapsamında, fosil yakıt kullanımının kademeli olarak sonlandırılması ve plastik atık ithalatının tamamen durdurulması yönünde hükümete çağrıda bulunuldu. Örgüt, özellikle yeni kömürlü termik santral projelerinin iptal edilmesini ve enerji dönüşümü için somut bir takvim açıklanmasını istiyor.
KÖMÜRÜN SU KAYNAKLARI ÜZERİNDEKİ AĞIR BEDELİ
Kampanya çerçevesinde yayımlanan güncel bir araştırma, kömür odaklı enerji üretiminin su kaynakları üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne serdi. Elbistan ve Muğla gibi kritik bölgelerdeki verilerin paylaşıldığı raporda, Elbistan’daki maden işletmelerinin yıllık 113,3 milyon metreküp su tahliyesi yaptığı kaydedildi. Bölgedeki yer altı sularının her yıl 28,8 milyon metreküp açık verdiğinin altı çizilirken, bu durumun hem tarımsal üretimi hem de içme suyuna erişimi tehlikeye attığı belirtildi.
YENİ SANTRAL PLANLARINA İPTAL ÇAĞRISI
Greenpeace Türkiye temsilcileri, iklim zirvesinin enerji politikalarından zarar gören halkın sesini duyurması gerektiğini vurguladı. Yapılan açıklamalarda, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlanırken yeni kömür santrallerinden vazgeçtiğini taahhüt etmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca, kömür sektöründe çalışanların mağdur edilmeyeceği adil bir geçiş planının oluşturulması ve bu süreç için net bir tarih belirlenmesi talep edildi.
PLASTİK ATIK İTHALATI YASAKLANMALI
Zirvenin Akdeniz kıyısında yapılacak olması nedeniyle deniz kirliliğinin de gündeme alınması istenirken, Türkiye’nin Avrupa’dan en çok atık alan ülkelerden biri olduğu hatırlatıldı. Sıfır atık hedeflerine ulaşılabilmesi için atık ithalatının kalıcı ve istisnasız bir şekilde yasaklanması gerektiği savunuldu. Uluslararası uzmanlar ise COP31’in fosil yakıtlardan hızlı ve adil çıkış için somut kararların alındığı bir uygulama zirvesi olması gerektiğini belirtti.
Son olarak, zirve sürecinde rol üstlenecek diğer ülkelerin de iklim hedefleriyle çelişen yeni fosil yakıt projelerini durdurmaları ve üretim süreçlerini sonlandırmaya yönelik ulusal yol haritalarını netleştirmeleri gerektiği vurgulandı.

