Aydın Doğan Vakfı tarafından düzenlenen konferansta, tam toplumsal cinsiyet eşitliğine ulaşmak için öngörülen 120 yıllık süreye itiraz edilerek değişim vurgusu yapıldı.
İstanbul, “Güçlü Kızlar, Güçlü Yarınlar” projesi kapsamında gerçekleştirilen Dünya Kız Çocukları Günü Konferansı’na ev sahipliği yaptı. Aydın Doğan Vakfı’nın Avrupa Birliği desteğiyle hayata geçirdiği etkinlikte; Birleşmiş Milletler temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve gençler bir araya geldi. Kız çocuklarının eğitime erişimi, istihdamda yer alması ve karar alma mekanizmalarına katılımı gibi kritik konuların masaya yatırıldığı zirvede, genç liderliğinin desteklenmesi gerektiği ifade edildi.
EĞİTİM BİR SON DEĞİL YENİ BİR BAŞLANGIÇTIR
Konferansın açılışında konuşan Aydın Doğan Vakfı Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, teknoloji sektöründeki kadın temsiline dikkat çekerek çarpıcı veriler paylaştı. İleri teknoloji şirketlerinde kadın çalışan oranının yüzde 29 civarında olduğunu, ancak üst düzey yönetimde bu rakamın yüzde 12-14 bandına düştüğünü belirten Yalçındağ, bu durumun yapısal engellerden kaynaklandığını söyledi. Türkiye’de kadınların eğitiminde büyük yol kat edildiğini ifade eden Yalçındağ, eğitimin asıl hedefin sadece ilk adımı olması gerektiğini, asıl meselenin kadınların ekonomik bağımsızlığını kazanması ve ülke yönetiminde söz sahibi olması olduğunu vurguladı.
EŞİTLİK İÇİN DEĞİŞİMİ HIZLANDIRMA ZAMANI
Türkiye’de 15-24 yaş aralığındaki her üç genç kadından birinin ne eğitimde ne de iş gücünde yer almadığını hatırlatan Yalçındağ, Dünya Ekonomik Forumu’nun tam eşitlik için öngördüğü 120 yıllık bekleme süresine sert tepki gösterdi. Bu kadar uzun süre beklenemeyeceğini belirten Yalçındağ, kız çocuklarının sadece geleceğin değil, bugünün değişim aktörleri olarak konumlandırılması gerektiğini dile getirdi. Yapılan araştırmalara göre genç kadınların büyük çoğunluğu ekonomik zorlukları ve toplumsal cinsiyet normlarını liderlik önündeki temel engeller olarak görüyor.
KENDİ SINIRLARINIZI VE ENGELLERİNİZİ KALDIRIN
V Vakfı Kurucusu Vuslat Doğan ise gençlere kendi iç seslerine ve merak duygularına güvenmeleri yönünde tavsiyelerde bulundu. Başarının sadece rakamlarla ölçülemeyeceğini belirten Birleşmiş Milletler temsilcileri ise kız çocuklarının öz güven kazanmasının ve toplumun her kesiminin bu sürece dahil olmasının önemini vurguladı. Konferans, gençlerin taleplerini içeren bir manifestonun hazırlanması ve engelleri kaldırmaya yönelik çözüm önerilerinin tartışıldığı atölye çalışmalarıyla tamamlandı.

