Yunanistan’da meydana gelen 4,4 büyüklüğündeki deprem, Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerindeki hareketliliği ve beklenen İstanbul depremi riskini yeniden gündeme taşıdı.
Yunanistan’ın Eğriboz Adası açıklarında 18 Eylül sabahı yaşanan sarsıntı, bölgedeki sismik hareketliliği yeniden odak noktası haline getirdi. AFAD verilerine göre saat 09.42’de gerçekleşen 4,4 büyüklüğündeki depremin derinliği 5,46 kilometre olarak ölçülürken, Kandilli Rasathanesi derinliği 10,5 kilometre olarak kaydetti. Çanakkale açıklarına yakın bir konumda gerçekleşen bu sarsıntı, Kuzey Anadolu Fayı’nın (KAF) uzantısında yer alması nedeniyle Marmara depremine yönelik yeni soru işaretlerini beraberinde getirdi.
UZMANLARIN FARKLI DEĞERLENDİRMELERİ
Depremin ardından açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Naci Görür, sarsıntının Kuzey Anadolu Fayı’nın kuzey kolu içerisinde gerçekleştiğine dikkat çekti. Görür, fayın hem Marmara hem de Yunanistan segmentlerinde gerilim birikiminin sürdüğünü vurguladı. Öte yandan Prof. Dr. Osman Bektaş, Ege’deki bu hareketliliğin beklenen İstanbul depreminin bir öncüsü olamayacağını savundu. Bektaş’a göre KAF, Marmara ve Kuzey Ege’de tek bir hat yerine çok kollu ve parçalı bir yapı sergilediği için bu tür sarsıntılar farklı sistemler içinde değerlendirilmeli.
BÖLGESEL FAY HATTININ YAPISI
Yunanistan Ulusal Gözlemevi’nden Athanasios Ganas ise sarsıntıyı bölge için tipik bir durum olarak nitelendirdi. Doğrultu atımlı, yani blokların yatay yönde kaydığı bir fay üzerinde gerçekleşen depremin küçük bir kırılmadan kaynaklandığını belirten Ganas, mevcut verilerin endişeye yol açacak bir tablo sunmadığını ifade etti. Bilimsel çalışmalar, Kuzey Anadolu Fayı’nın Marmara’dan sonra Kuzey Ege’de birden fazla kola ayrıldığını ve Eğriboz havzasının da bu karmaşık yapı içinde kaldığını gösteriyor.
Eğriboz’daki bu depremin, yüzlerce kilometre doğuda yer alan Kuzey Marmara segmentinin kırılma takvimini doğrudan etkilediğine veya öne çektiğine dair somut bir kanıt ise bulunmuyor.

