
İstanbul’u Sarsan Korku: Deprem Değil, Beton Tabutlar!
17 Ağustos 1999 Gölcük depremi, 2003 ve 2011 Van depremleri… Binlerce can kaybı, onarılamaz yaralar. Ama hiçbir şey değişmedi. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri, acıyı yeniden yaşattı. 53 bin can daha toprağa verildi. 23 Nisan Kumburgaz depremi ise bardağı taşıran son damla oldu.
DEPREM GERÇEĞİ VE İSTANBUL KORKUSU
“Büyük İstanbul depremi geliyor!” Bu cümle, İstanbulluların kabusu haline geldi. 23 Nisan’daki 6,2’lik deprem, 13 saniye sürdü. Yıkılan bina olmadı belki ama hafızalara kazınan deprem korkusu, insanları çaresiz bıraktı. Birçok kişi kendini evinden attı, binlerce kişi şehri terk etmeye çalıştı. Trafik felç oldu, ulaşım durma noktasına geldi.
GÜVENLİ EV HAYALİ VE BETONLA SINAV
Türkiye deprem kuşağında yer alıyor. Aslında korktuğumuz şey deprem değil, binalarımız. Milyonlarca lira ödeyerek aldığımız evlere güvenemiyoruz. “Başımızı sokacağımız bir evimiz olsun” derken, beton yığınlarının altında kalma korkusu yaşıyoruz. Bu ne acı bir çelişki!
RANT UĞRUNA KAYBEDİLEN HAYATLAR
Boğazımızdan kısarak, bir umutla aldığımız evlere güvenmek istiyoruz. Ama ne denetleme mekanizması çalışıyor ne de müteahhitlerin para hırsı dinmek bilmiyor. İnsan hayatından daha değerli hiçbir şey olmamalı. Ancak görünen o ki, rant uğruna hayatlar hiçe sayılıyor.
ÇÖZÜM NE?
Peki ne yapmalıyız? Öncelikle sağlam zemin etüdü yapılmalı, depreme dayanıklı binalar inşa edilmeli. Denetim mekanizması sıkılaştırılmalı, müteahhitlerin insafına terk edilmemeli. Halk bilinçlendirilmeli, deprem öncesi, sırası ve sonrası için eğitimler verilmeli. Unutmayalım, deprem öldürmez, çürük binalar öldürür. Bu acı gerçeği artık değiştirmeliyiz.







