Sosyal medyada izinsiz kripto reklamı yapan ve manipülatif paylaşımda bulunan fenomenler için hukuk kıskacı daralıyor; hapis ve milyonluk cezalar yolda.
Sosyal medya platformları üzerinden yürütülen manipülatif borsa operasyonlarının ardından, gözler izinsiz kripto varlık platformlarının tanıtımını yapan fenomenlere çevrildi. İletişim Başkanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen incelemeler sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla 246 hesap mercek altına alındı. Bu hesaplardan 111’ine erişim engeli getirilirken, 75 spekülatif paylaşım ise tamamen kaldırıldı. Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından yürütülen bu süreçte, kripto dünyasının tanınan isimlerinden Ayhan Kayan’ın hesabı da erişime kapatılanlar arasında yer aldı.
DÖRT AYRI KANALDAN HUKUKİ YAPTIRIM DALGASI
Kripto varlık hukuku uzmanı Av. Ahmet Karaca, yaşanan bu gelişmeleri borsa tarafındaki tasfiye ve tutuklama süreçlerinin bir devamı olarak nitelendirdi. Karaca’ya göre, izinsiz platformların reklamını yapan fenomenleri bekleyen riskler dört farklı hukuki katmanda toplanıyor. İlk aşamada, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 99/A maddesi uyarınca yurt dışı merkezli platformların Türkiye’de tanıtımını yapmak “izinsiz faaliyet” kapsamına giriyor. Bu suçun karşılığında ise üç yıldan beş yıla kadar hapis ve 10 bin güne kadar adli para cezası öngörülüyor.
İkinci aşamayı ise tüketici ve reklam mevzuatı oluşturuyor. Yapılan son düzenlemelerle birlikte, sosyal medya etkileyicileri takipçi sayısına bakılmaksızın sorumlu tutuluyor. İnternet üzerinden gerçekleştirilen reklam ihlalleri için 2026 yılı itibarıyla uygulanacak idari para cezalarının 10 milyon 837 bin liraya kadar yükselebileceği belirtiliyor. Ayrıca genel ceza hukuku kapsamında dolandırıcılık şüphesi ve haksız rekabet hükümleri de fenomenlerin karşısına çıkabilecek diğer yasal engeller arasında bulunuyor.
SAVUNMALAR YETERSİZ VE TAZMİNAT RİSKİ KAPIDA
Fenomenlerin sıklıkla dile getirdiği “bilmiyordum” ya da “yatırım tavsiyesi değildir” şeklindeki savunmaların hukuki bir koruma sağlamadığı vurgulanıyor. Platformların yasal durumunun kamuya açık kaynaklardan kolayca kontrol edilebileceğine dikkat çeken Av. Ahmet Karaca, mahkemelerin bu noktada kişinin niyetini somut olayın şartlarına göre değerlendirdiğini ifade etti. Özellikle referans linkleri ve promosyon kodlarının, fenomen ile platform arasındaki ticari bağı kanıtlayan en güçlü delillerden biri olduğu kaydedildi.
Yasal sürecin sadece hapis ve para cezasıyla sınırlı kalmayabileceği, maddi kayba uğrayan yatırımcıların tazminat davaları açabileceği de hatırlatıldı. Yurt dışı merkezli platformlara ulaşamayan mağdurlar için Türkiye’deki en ulaşılabilir muhatabın fenomenler olması, bu kişilerin müteselsil sorumluluk altında kalmasına yol açabiliyor. Son olarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan ve altı şüpheli hakkında gözaltı kararı verilen yeni soruşturma, bu alandaki denetimlerin kararlılıkla süreceğini gösteriyor.

