Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin anayasal formüllere sert tepki göstererek erken seçim çağrısı yaptı.
Meclis’te basın mensuplarıyla bir araya gelen Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, ülke gündemindeki sıcak gelişmelere dair önemli açıklamalarda bulundu. Emir, özellikle okullarda artan şiddet olaylarından ekonomi yönetimindeki belirsizliklere kadar pek çok kritik başlığa değindi.
EĞİTİMDE GÜVENLİK VE PERSONEL KRİZİ
Manisa, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarını gündeme taşıyan Emir, eğitim kurumlarındaki şiddetin görmezden gelinemeyecek bir boyuta ulaştığını vurguladı. Bu konuda Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi eleştiren Emir, muhalefetin sunduğu çok sayıda önergenin dikkate alınmadığını ifade etti. Okulların güvenliği için 65 bin koruma, 75 bin hemşire ve 100 bin temizlik görevlisi alınması gerektiğini belirten Emir, bu istihdamın maliyetinin 224 milyar lira olduğunu, buna karşın ülkeye maliyeti 900 milyar lirayı bulan fon krizlerinin yaşandığını hatırlattı.
YATIRIM FONLARINDAKİ BELİRSİZLİK VE MASAK TALEBİ
Bazı yatırım fonlarının kapatılması ve tasfiye edilmesi sürecini değerlendiren Emir, Sermaye Piyasası Kurulunun rehber değişikliklerini eleştirdi. 28 Ağustos tarihine dikkat çeken Emir, bu tarihten önce fon satışı yaparak büyük kazanç sağlayan ve bu paraları yurt dışına çıkaran isimlerin açıklanmasını istedi. Soruşturma kapsamında MASAK’tan veri talep edildiğini belirten Emir, 2020 yılından itibaren tüm ilgili tarafların mali verilerinin incelenmesi gerektiğini savundu.
ANAYASA’YA TAKLA ATTIRILMASINA KARŞIYIZ
Gazetecilerin erken seçim ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığı hakkındaki sorularını yanıtlayan Murat Emir, seçim konusunda ısrarcı olduklarını dile getirdi. Erdoğan’ın adaylığından çekinmediklerini ancak hukukun çiğnenmesine izin vermeyeceklerini belirten Emir, Anayasa’nın ruhuna aykırı yöntemlerle adaylık yolunun açılmasına sert bir dille karşı çıktı.
Emir, adaylık sürecinde Anayasa maddelerinin etrafından dolanacak veya tabiri caizse “takla attıracak” hiçbir formülü kabul etmeyeceklerini belirterek konuşmasını noktaladı.

