İstanbul Ümraniye’de bir öğrenciye bağırdığı gerekçesiyle uyarma cezası alan öğretmenin KDK’ya yaptığı başvuru, işlemin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle reddedildi.
İstanbul’un Ümraniye ilçesinde bir ilkokulda yaşanan olay yargıya taşındı. Kendi öğrencisine akran zorbalığı yapıldığı gerekçesiyle başka bir sınıfın öğrencisini öğretmenler odasına götürerek azarlayan sınıf öğretmenine verilen disiplin cezası, Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) tarafından onaylandı. Kurum, 1 Ekim 2026 tarihli kararında disiplin işleminin usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğunu belirtti.
VELİ ŞİKAYETİYLE BAŞLAYAN DİSİPLİN SORUŞTURMASI
Olay, 24 Aralık 2025 tarihinde 3/A sınıfı öğretmeninin, 4/A sınıfındaki bir öğrenciyi okul yönetiminin bilgisi dışında öğretmenler odasına götürmesiyle başladı. Öğrenci velisi, çocuğuna psikolojik şiddet uygulandığını, bağırılarak korkutulduğunu ve bu durumun çocukta fiziksel travmalara yol açtığını iddia ederek şikayetçi oldu. Ümraniye İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından başlatılan soruşturmada, öğretmenin öğrenciyi kamerasız bir ortama götürerek bağırdığı tespit edildi.
KINAMA CEZASI UYARMAYA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ
Soruşturma sonucunda hazırlanan rapor doğrultusunda, öğretmene 29 Nisan 2026 tarihinde kınama cezası verildi. Öğretmenin İstanbul Valiliği İl Milli Eğitim Disiplin Kurulu’na yaptığı itiraz kabul edilerek, ceza 24 Haziran 2026 tarihinde uyarma cezasına çevrildi. Bu kararın ardından öğretmen, dosyasını Kamu Denetçiliği Kurumu’na taşıyarak hakkındaki işlemin iptalini talep etti.
KDK KARARI: ÖĞRENCİYİ KORUMA AMACI YÖNTEMİ HAKLI ÇIKARMAZ
Başvuruyu inceleyen KDK, tanık ifadeleri ve soruşturma raporlarını değerlendirerek öğretmenin fiilinin uyarma cezasını gerektirdiğine karar verdi. Kurum, öğretmenin kendi öğrencisini koruma amacıyla hareket etmesinin, 9 yaşındaki bir başka çocuğa yönelik uygulanan hatalı yöntemi değiştirmeyeceğini vurguladı. Kararda, disiplin sürecinin zamanaşımı ve savunma hakları gibi usul kurallarına uygun şekilde yürütüldüğü ifade edildi.
KDK ayrıca, okulda yaşanan akran zorbalığı süreçlerinin takibinde eksiklikler olduğunu tespit ederek, rehberlik birimi ve okul yönetiminin bu tür durumlarda ortak bir çalışma yürütmesi gerektiğini belirtti. İdareye, disiplin kararlarında başvuru yollarının açıkça gösterilmesi hususunda da öneride bulunuldu.

