İstanbul ve Manisa’da yaşanan şiddet olaylarının ardından uzmanlar, okul saldırılarındaki taklit riskini ve 13 günlük bulaşma etkisini mercek altına aldı.
İstanbul Başakşehir’de bir öğrencinin yaşamını yitirdiği bıçaklı saldırı ve Manisa Turgutlu’daki silahlı baskın, şiddetin gençler arasındaki “taklit” ve “bulaşma” etkisini yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, bir şiddet olayının bazı çocuklar için nasıl bir eylem modeline dönüşebileceğini tartışırken, bilimsel veriler saldırıların ardından gelen kritik sürelere dikkat çekiyor.
BİLİMSEL ARAŞTIRMALARDA BULAŞMA ETKİSİ
2015 yılında ABD’deki okul saldırılarını inceleyen bir araştırma, istatistiksel olarak anlamlı bir bulaşma etkisi tespit etti. Bu çalışmaya göre, her saldırının ortalama 13 gün süren bir risk dönemi yarattığı ve yeni olaylarla ilişkili olduğu hesaplandı. Buna karşın, 2022 yılında yayımlanan farklı bir çalışma, yoğun medya ilgisinin veya önceki saldırıların kısa vadede yeni olayları tetiklediğine dair kesin bir kanıt bulunamadığını ortaya koyarak riskin karmaşıklığına işaret etti.
TAKLİT RİSKİNİ ARTIRAN TEHLİKELİ SİNYALLER
Uzman Klinik Psikolog Çağla Yaşın, okul saldırılarının doğrudan bir nedeni olmadığını ancak dışlanmışlık ve intikam duygusu yaşayan gençlerin bu olayları model alabildiğini belirtiyor. TBMM’deki araştırma komisyonunda da 10-12 yaş grubundaki çocuklarda görülen şiddet eğilimleri ele alındı. Uzmanlar; saldırganların yüceltilmesi, kullanılan sembollerin benimsenmesi ve ayrıntılı şiddet fantezilerinin riskli belirtiler olduğunu, bu durumun basit bir meraktan ayırt edilmesi gerektiğini vurguluyor.
DİJİTAL DÜNYA VE MEDYANIN ROLÜ
Sosyal medya algoritmalarının şiddet içeriklerini sürekli kullanıcının karşısına çıkarması, olağan dışı eylemlerin zamanla normalleşmesine neden olabiliyor. Dijital topluluklarda pekişen öfke duygusu, gençleri tehlikeli bir noktaya taşıyabiliyor. Bu süreçte medyanın failin kimliği, manifestosu ve saldırı görüntüleri yerine mağdurlara ve önleyici tedbirlere odaklanması gerektiği ifade ediliyor. Çocukların korunması için okul aidiyetinin güçlendirilmesi ve tüm kurumların ortak bir koruma ağı oluşturması büyük önem taşıyor.

