Samsun’da bir akaryakıt istasyonunda meydana gelen ve aynı aileden 3 kişinin ölümüyle sonuçlanan heyelan faciasına ilişkin davada tutuklu sanığın tahliye talebi reddedildi.
Samsun’un Canik ilçesinde 27 Nisan 2025 tarihinde yaşanan feci olayda, otomobilini yıkatan Adem Kaya ve iki küçük kızı, yamaçtan kopan toprak ve kaya parçalarının altında kalarak hayatını kaybetmişti. Olaydan yaralı kurtulan anne Çiğdem Kaya’nın hukuk mücadelesi sürerken, davanın üçüncü duruşmasında sanıkların tutukluluk durumu ve bilirkişi raporları ele alındı.
İHMALLER ZİNCİRİ BİLİRKİŞİ RAPORUNDA
Hazırlanan iddianamede yer alan bilirkişi raporu, facianın göz göre göre geldiğini ortaya koydu. İş güvenliği uzmanlarının hazırladığı risk analizlerinde heyelan ve kaya düşmesi tehlikesine dikkat çekilmesine rağmen, işletme yetkililerinin hiçbir önlem almadığı belirtildi. Ayrıca, felaketin gerçekleştiği oto yıkama bölümünün ruhsatsız olduğu ve tesisin resmi planlarında bu bölümle ilgili herhangi bir izin belgesinin bulunmadığı saptandı.
SANIK SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ
Duruşmaya uzaktan bağlantı sistemiyle katılan tutuklu sanık Mehmet Zeki Gedikli, hakkındaki bilirkişi raporlarını ve belgelerdeki imzaları reddetti. 17 aydır cezaevinde olduğunu belirten 81 yaşındaki sanık, suçsuz olduğunu iddia ederek tahliyesini talep etti. Ancak mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devam etmesine karar verdi. Davanın diğer sanığı olan mesul müdür K.Y.’nin ise adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanması sürüyor.
ACILI ANNENİN ADALET MÜCADELESİ
Olayda eşini ve iki evladını yitiren, kendisi de vücudundaki çok sayıda kırıkla hayatta kalan Çiğdem Kaya, mahkemede sorumluların cezalandırılmasını istedi. Kızının vefatından üç gün sonra doğum günü olduğunu belirten acılı anne, fiziksel sakatlığının sürdüğünü ve psikolojik olarak büyük bir yıkım yaşadığını ifade etti. Kaya ailesinin avukatı ise alanda istinat duvarı veya çelik ağ gibi basit önlemlerin dahi alınmadığını, bu ihmallerin üç cana mal olduğunu vurguladı.
Mahkeme heyeti, Adli Tıp Kurumu’ndan gelecek raporların beklenmesi ve eksik dosyaların tamamlanması amacıyla duruşmayı 1 Aralık tarihine erteledi.

