Yemen’de İran destekli Husilerin stratejik bölgelerde ilerlemesi üzerine meclis, ülke genelinde seferberlik ve ulusal teyakkuz kararı aldı.
Yemen’de meşru hükümet güçleri ile Husi milisleri arasındaki çatışmalar, Babulmendeb Boğazı ve Taiz hattında kritik bir seviyeye ulaştı. Temmuz 2026’dan bu yana en şiddetli askeri hareketliliğin yaşandığı ülkede, parlamento kararıyla resmi olarak genel seferberlik ilan edildi. Devletin varlığını korumak amacıyla alınan bu karar, tüm askeri ve sivil unsurları teyakkuza geçirdi.
PARLAMENTO SEFERBERLİK İÇİN ONAY VERDİ
Meclis Başkanı Sultan el-Burkani liderliğinde toplanan Yemen Parlamentosu, Başkanlık Konseyi’nin talebini anayasal yetkiler çerçevesinde kabul etti. Cumhuriyet rejimini savunmak ve devlet otoritesini yeniden tesis etmek için atılan bu adım, Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu ile tam iş birliği içinde yürütülecek. Meclis, tüm Yemen halkına Husi saldırılarına karşı ulusal saflarda birleşme çağrısında bulundu.
CEPHE HATTINDA AĞIR KAYIPLAR VERİLDİ
Sahanın farklı noktalarında yoğunlaşan çatışmalarda askeri bilançolar ağırlaşıyor. Son üç günde düzenlenen 756 operasyonda, aralarında 4 İranlı uzmanın da bulunduğu 2 bin 316 Husi unsurunun öldürüldüğü veya yaralandığı açıklandı. Taiz ve Lahic bölgelerinde milislere ait insansız hava araçları ve mühimmat yüklü araçlar imha edilirken, stratejik Kahbub cephesinde Husilere ait lojistik hatlar ağır darbe aldı.
SİVİL YERLEŞİMLER VE BAŞKENT HEDEFTE
Çatışmaların şiddeti sivil yerleşim birimlerini de doğrudan etkiliyor. Taiz’de sığınmacıların kaldığı bir kampa düzenlenen saldırıda can kayıpları yaşanırken, başkent Sana’da sabah saatlerinde peş peşe patlamalar duyuldu. Husilerin son dönemde stratejik El-Muha kenti ve Meyyun Adası gibi kritik noktaları ele geçirme girişimi, bölgedeki güvenlik dengelerini derinden sarsmaya devam ediyor.
Nisan 2022’deki ateşkes sürecinden sonra yaşanan bu en büyük tırmanış, Yemen’in stratejik su yollarındaki kontrol mücadelesini daha da sertleştirdi. Askeri kaynaklar, operasyonların devletin tüm topraklarında hakimiyet sağlanana kadar kararlılıkla sürdürüleceğini vurguluyor.

