Tekirdağ’da yaşayan 74 yaşındaki Fatma Ayvalıdere, geleneksel Karacakılavuz dokuma kursu sayesinde hem Alzheimer hastalığına karşı zihnini zinde tutuyor hem de el sanatlarını geleceğe taşıyor.
Tekirdağ Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Süleymanpaşa Halk Eğitimi Merkezi iş birliğiyle düzenlenen Karacakılavuz dokuma kursu, 74 yaşındaki Fatma Ayvalıdere için yeni bir hayatın kapısını araladı. Ziyaret amacıyla gittiği dokuma atölyesindeki çalışmalardan etkilenen Ayvalıdere, kısa sürede tezgahın başına geçerek geleneksel motiflere hayat vermeye başladı.
ZİHİNSEL VE FİZİKSEL TERAPİ YÖNTEMİ
Annesinin 62 yaşında Alzheimer hastalığına yakalanması nedeniyle bu konuda oldukça hassas olan Ayvalıdere, dokuma yapmayı bir terapi olarak görüyor. Zihinsel ve fiziksel aktivitenin sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini vurgulayan yaşlı kadın, kursun kendisine çok iyi geldiğini ve beyninin daha aktif çalıştığını ifade ediyor. Renk seçimi ve desen oluşturma süreçlerinin zihnini sürekli canlı tuttuğunu belirten Ayvalıdere, dokuma tezgahındaki hareketlerin vücuduna da esneklik kazandırdığını söylüyor.
GENÇLERE HİTAP EDEN GELENEKSEL SANAT
Evde yapamadığı fiziksel hareketleri dokuma tezgahında başarıyla gerçekleştiren Ayvalıdere, bu uğraşın kendisine büyük bir huzur verdiğini belirtiyor. Geleneksel sanatın yok olmaması gerektiğini savunan Ayvalıdere, genç kuşakları da bu kurslara davet ederek, dokuma yapmanın hem beyin gelişimine hem de düzenli hareket etmeye katkı sağladığını dile getiriyor.
KARACAKILAVUZ DOKUMASININ ÖZELLİKLERİ
Bölgeye özgü meşe ve gürgen ağaçlarından yapılan “düzen” adlı tezgahlarda hayat bulan Karacakılavuz dokumaları, özel teknikleriyle dikkat çekiyor. “Dimi” ve “cicim” tekniklerinin birleştirilmesiyle oluşturulan bu sanatta, yatay, dikey, serpme, merkezi ve mihraplı olmak üzere beş farklı kompozisyon şeması kullanılıyor. Ayvalıdere, el emeği göz nuruyla hazırladığı ürünleri sevdiklerine hediye ederek üretmenin mutluluğunu yaşamaya devam ediyor.

