Tennessee’de 31 yıl önce işlenen ayin benzeri cinayetin faili Christa Pike, tüm af taleplerinin reddedilmesinin ardından idam edilmeyi bekliyor.
Amerika Birleşik Devletleri’nde 1995 yılında gerçekleşen ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran vahşi cinayetin faili Christa Pike için infaz süreci netleşti. Tennessee Valisi Bill Lee’nin af talebini geri çevirmesiyle birlikte, Pike’ın yerel saatle 10.00’da idam edilmesi planlanıyor. Birleşmiş Milletler insan hakları uzmanlarının infazın durdurulması yönündeki çağrılarına rağmen, savunma ekibinin son umudu ABD Yüksek Mahkemesi’nden gelecek karar oldu. Ülkede 1970’lerden bu yana idam edilen kadın sayısının sadece 18 olması, bu süreci hukuk tarihinin nadir olaylarından biri haline getiriyor.
1995 YILINDAKİ VAHŞETİN YANKILARI
Christa Pike, 18 yaşındayken o dönemki erkek arkadaşıyla birlikte Colleen Slemmer isimli genç kadını işkence ederek öldürmüştü. Bir iş eğitimi kampında tanıştıkları Slemmer’ı kendisine hakaret etmekle suçlayan Pike, kurbanın vücuduna pentagram sembolü kazıyarak işlediği cinayetle tüm ülkeyi sarsmıştı. Olayın ardından Pike ölüm cezasına çarptırılırken, suç ortağı Tadaryl Shipp ömür boyu hapis cezası aldı. Cinayetin vahşeti ve Pike’ın genç yaşı, davanın yıllar boyunca gündemde kalmasına neden oldu.
SAVUNMA VE MAĞDUR AİLESİNİN TAVRI
Pike’ın hukuk ekibi, müvekkillerinin çocukluk yıllarında ağır cinsel istismara ve ihmale maruz kaldığını, ayrıca bipolar bozukluk teşhisi konulduğunu belirterek cezanın hafifletilmesini talep etti. Uzmanlar, Pike’ın o dönemki savunmasının yetersiz olduğunu ve maruz kaldığı travmaların jüriye tam olarak yansıtılmadığını öne sürdü. Ancak eyalet mahkemeleri ve federal temyiz mahkemesi, bu yeni kanıtların kararı değiştirmeyeceğine hükmederek itirazları reddetti. Kurbanın annesi May Martinez ise kızının acısını dindirmek ve adaletin yerini bulması için infazın gerçekleşmesi gerektiğini savunuyor.
İnfaz günü için travmalarını gerekçe göstererek sadece kadın gardiyanlardan oluşan bir ekip talep eden Pike, bu zorlu anlara sevdiklerinin şahitlik etmesini istemediğini belirtti. Eyalet yetkilileri hazırlıklarını sürdürürken, ABD Yüksek Mahkemesi’nin vereceği nihai karar bekleniyor.

