Bakırköy Başsavcılığı’nın yürüttüğü rüşvet soruşturmasında, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik fiziksel takip ve montajlı kumpas planları gün yüzüne çıktı.
Yargı camiasındaki rüşvet iddiaları üzerine başlatılan kapsamlı soruşturmada çarpıcı detaylara ulaşıldı. Tutuklu bulunan Mine M.’nin itiraflarıyla derinleşen dosyada, aralarında hukukçuların ve işletmecilerin bulunduğu bir şebekenin, Adalet Bakanı Akın Gürlek’i hedef aldığı ve yargı kararlarını para karşılığında manipüle ettiği belirlendi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, yargıdaki bu karanlık ağın tüm bağlantılarını ortaya çıkarmak için çalışmalarını titizlikle sürdürüyor.
FİZİKSEL TAKİP VE MONTAJLI GÖRÜNTÜLERLE TEHDİT
Soruşturmanın merkezinde yer alan ve restoran sahibi olduğu belirtilen Musa Şit liderliğindeki yapılanmanın, Bakan Gürlek’i İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı döneminden bu yana takibe aldığı saptandı. Şebekenin, Gürlek’in bir din görevlisiyle çekilen görüntülerini montajlayarak muhalif basına ve sosyal medya hesaplarına servis ettiği, Ekrem İmamoğlu lobisiyle koordineli hareket ederek tapu ve sahte görseller üzerinden kumpas hazırlığı yaptığı tespit edildi.
YÜKSEK MİKTARLI RÜŞVET VE YARGIYA MÜDAHALE
Şebekenin sadece kumpaslarla değil, yüksek miktarlı rüşvet ağlarıyla da faaliyet gösterdiği anlaşıldı. Eski Savcı Bayram Gülhan’ın operasyon bilgilerini önceden sızdırarak eski Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Avni Sipahi’nin delil kaçırmasına yardımcı olduğu ve bu süreçte 500 bin dolarlık bir anlaşma yapıldığı iddia edildi. Ayrıca, İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan lehine sonuçlanan bir davanın da bu yapı aracılığıyla çözüldüğü belirlenerek ilgili dosya Ankara’ya gönderildi.
Aralarında avukat Buket Tekışık ve Musa Şit’in de bulunduğu 5 şüphelinin tutuklandığı soruşturmada, 2022-2024 yılları arasında Ankara ve İstanbul’daki gizli görüşmelerin detayları inceleniyor. Yargı mensupları, avukatlar ve siyasilerin para karşılığı kararlara müdahale ettiği iddia edilen yapıyla ilgili çok yönlü inceleme devam ediyor.

