Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği özel seminerde, Alzheimer hastalığının erken teşhisi, psikolojik etkileri ve hasta bakımındaki kritik detaylar uzmanlarca masaya yatırıldı.
Nilüfer Belediyesi, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında toplumda farkındalık yaratmak ve hasta yakınlarına rehberlik etmek amacıyla kapsamlı bir seminer gerçekleştirdi. Nazım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen “Alzheimer’ı Anlamak; Teşhis, Tedavi, Psikolojik Yaklaşım ve Hasta Bakımı” başlıklı etkinliğe, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman’ın yanı sıra çok sayıda vatandaş ve uzman katıldı.
HASTALIK BEYİNDE SESSİZCE İLERLİYOR
Türkiye Alzheimer Derneği Bursa Şubesi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Bakar, Türkiye’nin dünyada en hızlı yaşlanan ülkeler arasında dördüncü sırada yer aldığını belirterek çarpıcı bilgiler paylaştı. Alzheimer’ın beyinde protein birikimiyle başladığını ifade eden Bakar, klinik belirtiler fark edilmeden yaklaşık 15-20 yıl önce biyolojik sürecin başladığına dikkat çekti. Güncel tarama yöntemleri ve genetik testlerle erken teşhisin mümkün olduğunu belirten Bakar, mevcut ilaçların hastalığı bitirmese de ilerlemeyi yavaşlattığını, bu yüzden tedaviye sadık kalınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in desteğiyle Özlüce’ye yeni bir bakım evi kazandırma hedeflerini de müjdeledi.
BAKIM VERENLERİN TÜKENMİŞLİK RİSKİ YÜKSEK
Hastalığın psikolojik boyutuna değinen Doç. Dr. Yusuf Sivrioğlu, Alzheimer’ı bir buzdağına benzeterek, suyun altında yoğun bir kaygı ve korku tabakasının yattığını söyledi. Zihinsel gerilemenin duygusal krizleri de beraberinde getirdiğini ifade eden Sivrioğlu, hasta yakınlarının yüzde 60’ının klinik düzeyde depresyon ve tükenmişlik yaşadığını aktardı. Bakım verenlerin “önce kendi maskeni tak” ilkesiyle hareket etmesi gerektiğini belirten Sivrioğlu, hastayı sosyal ortamlara girmesi için zorlamanın huzursuzluğu artırabileceğini, bunun yerine küçük hedefler ve sakin bir rutinin tercih edilmesini önerdi.
GÜVENLİK VE KİŞİYE ÖZEL YAKLAŞIM ŞART
Prof. Dr. Hicran Yıldız ise günlük bakım süreçlerinde dikkat edilmesi gereken pratik noktalara değindi. Her hastanın alışkanlıklarının farklı olduğunu ve “kişi merkezli bakım” modelinin benimsenmesi gerektiğini ifade eden Yıldız, hastanın bağımsızlığını tamamen elinden almanın çöküşü hızlandıracağı uyarısında bulundu. Ev içinde tutunma barları ve kaymayan zeminler gibi güvenlik önlemlerinin hayati olduğunu belirten Yıldız, hastaların kaybolma riskine karşı mutlaka güncel iletişim bilgilerini üzerlerinde taşımaları gerektiğini vurguladı. Seminer, katılımcıların sorularının yanıtlanması ve teşekkür takdimleriyle sona erdi.

