Forbes Space CEO’su Stirling Forbes, Ay’ın kısıtlı yaşanabilir alanları için uyarıda bulunarak küresel bir düzenleme ve ticarileşme çağrısı yaptı.
Antalya’da gerçekleştirilen Uluslararası Uzay Kongresi’ne katılan Forbes Space Kurucusu ve Üst Yöneticisi Stirling Forbes, Ay üzerindeki ticari faaliyetlerin geleceğine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Forbes, özellikle su buzu ve enerji kaynaklarının yoğunlaştığı alanların darlığı nedeniyle ortaya çıkabilecek krizlere karşı dünyayı uyardı.
İKİNCİ UZAY ÇAĞINDA TİCARİ ŞİRKETLERİN ROLÜ
Uzay çalışmalarının yeni bir evreye girdiğini belirten Forbes, ABD ve Sovyetler Birliği’nin egemen olduğu ilk dönemin geride kaldığını ifade etti. Günümüzde “ikinci uzay çağı”nın yaşandığını dile getiren Forbes, bu sürecin artık hükümetlere hizmet sunan ticari şirketler tarafından domine edildiğini söyledi. Özel sektörün Ay’da ulaşımdan haberleşmeye kadar geniş bir altyapı çeşitliliği oluşturduğunu vurgulayan Forbes, bu yapının sürdürülebilir bir ticarileşme modeliyle desteklenmesi gerektiğini kaydetti.
AY DERİN UZAY İÇİN BİR YAKIT İSTASYONU OLACAK
Ay’ın stratejik önemine dikkat çeken Stirling Forbes, gök cisminin su buzu, güneş enerjisi ve düz zemin avantajı sunan yalnızca yüzde 6’lık bir kısmının yaşanabilir olduğunu açıkladı. Bu dar alanın tüm stratejik çıkarların merkezi olduğunu belirten Forbes, Ay’ın gelecekte Mars’a veya dış Güneş Sistemi’ne yönelecek uzay araçları için kritik bir yakıt istasyonu görevi göreceği temel iş modelini paylaştı.
ASKERİLEŞME YERİNE SÜRDÜRÜLEBİLİR TİCARİLEŞME
Robotik teknolojilerin ve yapay zekanın Ay’ın zorlu koşullarında hayati önem taşıdığını ifade eden Forbes, bu teknolojilerin astronotların yükünü azaltacağını ve yeryüzündeki yaşama da entegre edilebileceğini söyledi. Türkiye’nin Ay misyonuna katılmasını, yeni ulusların bu yarışa dahil olması açısından değerli bir örnek olarak nitelendiren CEO, bölgenin sadece güçlü devletler arasında bölünerek askerileştirilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Forbes, krizlerin önüne geçmek için ticari şirketlerin haklarının korunması gerektiğini ve sürecin sadece ulus devletlerin kararlarına bırakılmaması gerektiğini belirtti. Herkesin kullanımına açık ortak bir altyapı kurulmasının, Ay’dan elde edilecek faydayı küresel ölçekte sürdürülebilir kılacağını sözlerine ekledi.

