DEVA Partisi Lideri Ali Babacan, piyasaları sarsan fon krizinin çözümü için SPK yönetiminin acilen değişmesi ve özel bir görev gücü kurulması gerektiğini söyledi.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, katıldığı bir televizyon programında sermaye piyasalarında yaşanan fon krizini ve faizsiz sistem mağdurlarının durumunu değerlendirdi. Ekonomide güvenin yeniden tesis edilebilmesi için krizde sorumluluğu bulunan kurumların üst düzey kadrolarında köklü bir değişime gidilmesinin şart olduğunu dile getirdi.
GÜVEN İÇİN KADRO DEĞİŞİKLİĞİ ŞART
Cumhurbaşkanı’nın bağımsız kurumlara müdahale etme ve yönetimlerini değiştirme yetkisinin bulunduğunu hatırlatan Babacan, Merkez Bankası’nda geçmişte yapılan ani görev değişimlerini örnek gösterdi. Mevcut sistemde Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) üyelerinin de bir gecede görevden alınabileceğini belirten DEVA Lideri, krizle uzaktan yakından ilişkisi olan tüm yöneticilerin, suçlu olup olmadıklarına bakılmaksızın yerlerine yeni isimlerin getirilmesi gerektiğini savundu.
Ekonomideki bu kritik sürecin bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Babacan, korumacı bir refleks göstermek yerine kimsenin gözünün yaşına bakılmadan adım atılması tavsiyesinde bulundu.
YARGI YÖNETEMEZ SADECE DENETLER
Krizin çözümü için sadece yargı mekanizmasının yeterli olmayacağını vurgulayan Babacan, adaletin yönetim değil denetim mercii olduğunu ifade etti. Sermaye piyasalarının uzmanlık gerektirdiğini ve asıl sorumluluğun SPK kadrolarında olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanlığına bağlı Devlet Denetleme Kurulu’nun harekete geçirilmesi çağrısını yineledi.
Sorunun çözülmesi amacıyla bankacılık ve sermaye piyasasını iyi bilen 7-8 kişilik, tam yetkili özel bir görev gücü oluşturulması gerektiğini öneren Babacan, bu kurulun başına da liyakatli bir ismin getirilmesini talep etti. Muhalefet olarak bu konuda çözüm reçetesi sunmaya ve isim önermeye hazır olduklarını da sözlerine ekledi.
KÜÇÜK YATIRIMCIYA ÖNCELİK VERİLMELİ
Devletin bütçeden milyarlarca dolar faiz ödediğini aktaran Babacan, yaşanan 20 milyar dolarlık finansal krizin devlet imkanlarıyla çözülebilecek bir büyüklükte olduğunu belirtti. Mağduriyetlerin giderilmesinde adaletin sağlanması için ödemelerin küçük yatırımcılardan başlaması gerektiğini savunan Babacan, büyük sermaye sahiplerinin bilgiye ulaşma kolaylığı nedeniyle riskleri daha iyi analiz edebilecek durumda olduğunu, bu yüzden küçük birikim sahiplerine öncelik tanınmasının daha doğru olacağını ifade etti.

