Türkiye Sigorta Birliği, Bireysel Emeklilik Sistemi’nde herhangi bir sistemik risk bulunmadığını ve çıkış taleplerinin azaldığını açıkladı.
Sermaye Piyasası Kurulu tarafından alınan tasfiye kararlarının ardından Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) hakkında ortaya atılan iddialara Türkiye Sigorta Birliği’nden (TSB) yanıt geldi. Birlik, sistemin sağlıklı bir şekilde işlediğini, herhangi bir likidite sıkıntısının söz konusu olmadığını ve piyasalardaki değişimlerin titizlikle takip edildiğini duyurdu.
TASFİYE EDİLEN FONLAR BES KAPSAMINDA DEĞİL
TSB, tasfiye sürecine giren fonların büyük çoğunluğunun serbest fonlardan oluştuğunu ve bu fonların emeklilik sistemiyle bir ilgisi bulunmadığını netleştirdi. Yatırım fonları ile emeklilik yatırım fonlarının hukuki statülerinin farklı olduğuna dikkat çekilerek, sermaye piyasalarındaki dalgalanmaların fon değerlerinde günlük değişimlere yol açabileceği ancak bunun sistemik bir sorun teşkil etmediği belirtildi.
VERİLER ÇIKIŞ İDDİALARINI YALANLIYOR
Sektörel veriler, BES’ten toplu çıkış yapıldığı yönündeki söylemlerin aksine bir tablo çizdi. Yapılan incelemelere göre, Eylül ayının belirli dönemleri kıyaslandığında sistemden ayrılma taleplerinde yüzde 22, gerçekleşen çıkış işlemlerinde ise yüzde 9 oranında bir düşüş yaşandı. Katılımcıların bilgi alma talepleri ve şikayet başvuruları artsa da, sistemdeki toplam katılımcı sayısı 18,3 milyona yaklaştı.
DENETİM VE GÜVENLİK MEKANİZMALARI
BES’in çok katmanlı bir denetim yapısına sahip olduğunu hatırlatan TSB; SPK, SEDDK, Takasbank ve Emeklilik Gözetim Merkezi’nin (EGM) gözetim mekanizmalarının devrede olduğunu vurguladı. Fonların mevzuata uygunluğu ve performanslarının Fon Gözetim Platformu üzerinden sürekli olarak kontrol edildiği ifade edildi.
28 Eylül 2026 tarihli EGM verilerine göre, devlet katkısıyla birlikte BES fon büyüklüğü 2,4 trilyon TL’ye ulaşırken, OKS ile birlikte toplam büyüklük 2,566 trilyon TL olarak kaydedildi. Uzmanlar, katılımcıların kısa vadeli fiyat hareketleri yerine, yılda 12 kez sunulan fon dağılım değişikliği hakkını kullanarak uzun vadeli tasarruf hedeflerine odaklanmalarını öneriyor.

