Burdur’da 1 kişinin ölümü ve 33 hastanın zehirlenmesiyle sonuçlanan diyaliz skandalında yargılama süreci başlarken, sanık mühendisten dikkat çeken bir savunma geldi.
Burdur Devlet Hastanesi’nde geçtiğimiz Mayıs ayında yaşanan ve diyaliz sistemine antifriz karışması sonucu meydana gelen facianın ilk duruşması Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. “Bilinçli taksirle ölüme ve yaralamaya sebebiyet verme” suçlamasıyla yargılanan dört sanığın savunma yaptığı duruşmada, ihmaller zinciri ve teknik hatalar mercek altına alındı.
PROJE DEĞİŞTİRİLDİ İDDİASI
Davanın sanıklarından makine yüksek mühendisi G.A.S., mahkemede yaptığı savunmada hastane inşaatı sırasında hazırlanan teknik projeye müdahale edildiğini öne sürdü. Yüklenici firmanın kendisinin hazırladığı orijinal projede değişiklikler yaptığını savunan G.A.S., “Eğer ilk hazırladığım proje hiçbir değişiklik yapılmadan uygulansaydı, sistemdeki bu arıza ve acı olay kesinlikle yaşanmazdı” diyerek beraatini talep etti. Diğer sanıklar teknisyen İ.S., M.C. ve mühendis Y.A. ise olay günü ve öncesindeki süreçlerde kendi sorumluluk alanlarında bir ihmalleri olmadığını savundu.
YAŞAM MÜCADELESİNİ ANLATTI
Facianın ardından 11 gün boyunca yoğun bakımda kalan ve bu sürenin 8 gününde entübe edilen mağdurlardan Salih İldeniz Şahin, yaşadığı dehşet dolu anları mahkeme heyetiyle paylaştı. Diyalizden çıktıktan sonra kendisinde bir tuhaflık hissettiğini belirten Şahin, hastaneye geri çağrıldıktan sonra bilincini kaybettiğini ifade etti. Tedavi sürecinde 6 ay boyunca yürüyemediğini ve planladığı evliliğinin ertelendiğini söyleyen Şahin, sorumluluğu bulunan tüm yetkililerden şikayetçi olduğunu dile getirdi.
Babasını kaybeden Adnan Turgut’un da şikayetçi sıfatıyla yer aldığı davada mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi ve delillerin detaylı incelenmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

