Uzmanlar, geçmeyen eklem ağrıları ve sabah tutukluğunun ciddi romatizmal hastalıkların habercisi olabileceği konusunda kritik uyarılarda bulundu.
Türkiye Romatoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Gül, 12 Ekim Dünya Artrit Günü kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. Eklem bölgelerinde görülen uzun süreli ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Gül, erken teşhisin kalıcı işlev kayıplarını önlemede hayati rol oynadığını ifade etti. Erken evrede konulan tanının, hastalığın ilerlemesini durdurmak adına en büyük fırsat olduğu belirtildi.
HASTALIK HER YAŞTA KAPINIZI ÇALABİLİR
Romatizmal rahatsızlıkların sadece yaşlılık dönemiyle sınırlı olmadığını belirten Prof. Dr. Gül, bu hastalıkların çocukluktan itibaren her evrede ortaya çıkabileceğine dikkat çekti. Kas-iskelet sistemini etkileyen 150’den fazla hastalık türü bulunduğunu hatırlatan uzman, özellikle sabahları yaşanan eklem tutukluğu ve geçmeyen ağrılar karşısında vakit kaybetmeden bir romatoloji uzmanına başvurulması gerektiğini kaydetti. Halk arasında kireçlenme olarak bilinen osteoartritin yaşla birlikte arttığı, ancak iltihaplı romatizmaların kişilerin en üretken oldukları gençlik dönemlerinde görülebildiği aktarıldı.
MODERN TEDAVİ YÖNTEMLERİ VE İLAÇ ERİŞİMİ
Tıp dünyasındaki teknolojik gelişmelerin romatizma tedavisinde yeni kapılar açtığı ifade edildi. Standart yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda biyolojik ilaçların devreye girdiğini söyleyen Gül, biyobenzer ilaçların yaygınlaşmasıyla birlikte daha fazla hastanın etkili tedaviye uygun maliyetlerle ulaşabildiğini vurguladı. Bu durumun hem bireylerin yaşam kalitesini artırdığı hem de sağlık sistemleri üzerindeki mali yükü hafiflettiği dile getirildi.
YAPAY ZEKA DOKTORLARIN EN BÜYÜK YARDIMCISI
Avrupa Romatoloji Dernekleri Birliği (EULAR) Başkanı Prof. Dr. Xenofon Baraliakos ise teknolojinin tıptaki yeni rolüne değindi. Yapay zekanın özellikle erken tanı, tarama ve tıbbi görüntüleme süreçlerinde verimliliği artırdığını belirten Baraliakos, bu teknolojinin hekimlerin klinik kararlarını destekleyen bir araç olarak konumlandırılması gerektiğini söyledi. Türk romatoloji camiasının uluslararası alandaki başarısına da vurgu yapan Baraliakos, Türkiye’nin Avrupa genelindeki bilimsel çalışmalarda saygın ve güçlü bir konuma sahip olduğunu belirtti.
Tedavi sürecinde asıl hedefin hastalık ilerlemeden ve kalıcı hasar oluşmadan müdahale etmek olduğunu belirten uzmanlar, eklem ağrılarının yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak görülüp geçiştirilmemesi gerektiği konusunda uyardı. Doğru zamanda başlayan tedavi süreci, bireylerin hareket kabiliyetini koruyarak maluliyet riskini en aza indiriyor.

