Küresel faiz baskısına meydan okuyan altın, jeopolitik riskler ve dev alımlarla gücünü koruyor. Yatırımcının güvenli liman talebi ise hız kesmiyor.
Dünya genelinde merkez bankalarının uyguladığı sıkı para politikaları normal şartlarda altını baskılasa da, sarı metal bu direnci kırmayı başardı. Enflasyonla mücadele adımları sürerken, faiz getirisinin olmamasına rağmen altına olan ilgi, küresel belirsizlikler ve risk iştahındaki azalma nedeniyle tırmanmaya devam ediyor.
RİSKLER VE MERKEZ BANKASI DOPİNGİ
Altının bu denli güçlü kalmasının arkasında iki temel faktör yatıyor. Bölgesel çatışmaların yarattığı siyasi belirsizlikler, yatırımcıyı güvenli limanlara yönlendirirken; özellikle gelişmekte olan ülkelerin merkez bankaları rezervlerini çeşitlendirmek için aralıksız altın toplamayı sürdürüyor. Bu stratejik alımlar, fiyatların aşağı yönlü hareketini kısıtlayan en güçlü destek seviyelerini oluşturuyor.
İÇ PİYASA VE GELECEK BEKLENTİLERİ
Küresel ons fiyatındaki kararlı duruş, yurt içinde döviz kurlarındaki seyirle birleşince gram altın tarafında da yüksek seviyelerin korunmasını sağlıyor. Analistler, faiz oranlarının tepe noktasına ulaştığına dair beklentilerin güçlenmesiyle birlikte, altının orta ve uzun vadede yükseliş potansiyelini ciddi oranda koruduğuna dikkat çekiyor.
Ekonomik daralma endişeleri ve jeopolitik kırılganlıklar sürdüğü müddetçe, altının yatırım sepetlerindeki stratejik ağırlığını koruması ve güvenli liman kimliğini sürdürmesi bekleniyor.

