Finlandiya’da 20 milletvekilinin evine girilerek bırakılan tuhaf izler polisi alarma geçirdi. Hırsızlık yapılmayan vakalar, akıllara istihbarat servislerinin psikolojik baskı yöntemlerini getirdi.
Finlandiya emniyet birimleri, son dönemde çok sayıda milletvekilinin konutunda yaşanan sıra dışı olayları mercek altına aldı. Siyasetçilerin evlerine kimlerin, nasıl girdiği henüz aydınlatılamazken, vakaların ortak noktası değerli eşyaların çalınmaması, buna karşın içeride yabancı birinin bulunduğuna dair kasıtlı izler bırakılması oldu.
20 MİLLETVEKİLİNİN EVİNDE TUHAF İZLER
Soruşturma kapsamında 20 farklı milletvekilinin konutunda şüpheli durumlar tespit edildi. Bu olaylar arasında en dikkat çekeni, bir milletvekilinin evine döndüğünde tuvaletinin kendisinden habersiz kullanıldığını ve sifonun çekilmediğini fark etmesi oldu. Diğer vakalarda da herhangi bir maddi kayıp yaşanmazken, kapıların açık bırakılması veya ışıkların durumunun değiştirilmesi gibi ev sahiplerine takip edildiklerini hissettiren detaylar ön plana çıktı. Finlandiya Parlamento Başkanı Jussi Halla-aho, güvenlik birimlerinin olayla ilgili kapsamlı incelemelerini sürdürdüğünü bildirdi.
RUS İSTİHBARATI ŞÜPHESİ GÜNDEMDE
Resmi makamlar henüz belirli bir ülke veya grubu suçlamasa da iktidardaki Ulusal Koalisyon Partisi’nden Ben Zyskowicz, bu olayların arkasında Rus istihbaratının olabileceği ihtimaline dikkat çekti. Zyskowicz, bu yöntemin hedef kişilere sürekli gözetim altında olduklarını hissettirmek ve kafa karışıklığı yaratarak psikolojik baskı kurmak amacıyla kullanılan tipik bir istihbarat faaliyeti olduğunu savundu. Henüz Finlandiya makamlarından bu iddiaları kanıtlayan kesin bir veri paylaşılmadı.
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİNDEN TANIDIK YÖNTEMLER
Evlerdeki mahremiyetin ihlali, geçmişte Rus gizli servisi FSB ve Sovyet KGB ile ilişkilendirilen benzer olayları hatırlattı. Daha önce Moskova’da görev yapan Amerikalı diplomatların ve yabancı gazetecilerin de benzer şekilde evlerine girildiği, eşyalarının yerinin değiştirildiği veya tuvaletlerine dışkı bırakıldığı rapor edilmişti. Bu tür eylemlerin temel amacı, hedef alınan kişiye her an ulaşılabileceğini göstererek güvenlik algısını yıkmak ve kişiyi huzursuz etmek olarak değerlendiriliyor.
Soğuk Savaş döneminde Stasi’nin “Zersetzung” olarak adlandırdığı yıldırma taktiklerini anımsatan bu gizemli sızmaların ardındaki gerçek faillerin tespiti için Finlandiya polisinin yürüttüğü teknik incelemeler devam ediyor.

