Fransız tiyatro ve sinemasının tanınan ismi Arnaud Denis, geçirdiği rutin operasyonun ardından başlayan dayanılmaz ağrılara dayanamayarak ötanazi yoluyla yaşamına son verdi.
Fransız sanat dünyası, 43 yaşındaki başarılı yönetmen ve oyuncu Arnaud Denis’den gelen trajik haberle sarsıldı. 2023 yılında sağ kasık fıtığı nedeniyle ameliyat masasına yatan sanatçının hayatı, operasyon sonrası gelişen komplikasyonlar nedeniyle adeta kabusa döndü. Şiddetli ağrılar yüzünden hareket edemez hale gelen Denis, yaşam mücadelesini Belçika’da ötanazi yaptırarak noktaladı. Ünlü ismin son sözleri ise tıp dünyasında tartışma yaratacak türden oldu.
RUTİN OPERASYON GERİ DÖNÜLEMEZ BİR SÜRECE YOL AÇTI
Denis’in sağlık sorunları, 17 Temmuz 2023 tarihinde gerçekleştirilen fıtık ameliyatı ile başladı. Operasyon sırasında vücuduna yerleştirilen polipropilen fıtık protezi, zamanla geri dönülemez hasarlara neden oldu. Vücudunun protezi reddetmesi üzerine 2024 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde implantı çıkartan sanatçı, buna rağmen sağlığına kavuşamadı. Vücudunda başlayan kronik iltihaplanma süreci ve bağışıklık sisteminin çökmesi, genç oyuncunun yaşam kalitesini tamamen yok etti.
TEŞHİSLER VE YARGI SÜRECİ
Doktorların miyaljik ensefalomiyelit ve ASIA sendromu teşhisi koyduğu ünlü oyuncu, verdiği röportajlarda sosyal hayatının tamamen bittiğini ve dört duvar arasında acı içinde kıvrandığını dile getirmişti. Yaşadığı mağduriyeti yargıya taşıyan Denis, Paris Savcılığına “taksirle yaralama” suçlamasıyla başvuruda bulundu. Ancak Fransız yargısı, hastalık süreci ile implant kullanımı arasında kesin bir bilimsel bağ kurulamadığı gerekçesiyle ağustos ayı sonunda takipsizlik kararı verdi.
Aylarca süren şiddetli sancılara daha fazla dayanamayan 43 yaşındaki sanatçı, çareyi ötanazinin yasal olduğu Belçika’ya gitmekte buldu. Mart ayından bu yana yasal prosedürlerin tamamlanmasını bekleyen Denis, 22 Eylül tarihinde Namur kentinde üç ayrı doktorun onayıyla yaşamına son verdi. Veda mesajında tıbbi ihmallere dikkat çeken sanatçı, yaşadıklarının benzer sorunları yaşayan hastalar için bir uyarı niteliği taşımasını istediğini ifade etti.

