16. Kocaeli Kitap Fuarı kapsamında düzenlenen etkinlikte konuşan Gazzeli akademisyen Nour Alhila, Filistin’deki esaretin boyutlarını anlattı.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen fuarda, Gazze’deki insanlık dramını belgelerle ortaya koyan “Kanıt” belgeseli izleyiciyle buluştu. Belgesel gösteriminin ardından gerçekleştirilen özel söyleşide, Gazzeli akademisyen Nour Alhila ve yazar Samir Atiyye, bölgede yaşananları ve halkın maruz kaldığı kısıtlamaları dile getirdi. Alhila, 7 Ekim öncesindeki yaşamı ve Gazze’nin bilinmeyen güzelliklerini anlatırken, yıllardır süregelen seyahat engelinin aileleri nasıl parçaladığını paylaştı.
KUDÜS’E GİDEMEYEN KUDÜSLÜ ANNE
Aslen Han Yunuslu olduğunu ifade eden Nour Alhila, Gazze Şeridi’ndeki şehirlerin birbirine yakınlığına rağmen halkın hareket özgürlüğünün yıllardır elinden alındığını vurguladı. Kendi ailesinden sarsıcı bir örnek veren Alhila, annesinin aslen Kudüslü olmasına rağmen hayatı boyunca bu kutsal şehri görmesine izin verilmediğini anlattı. Türkiye’de katıldığı bir programda, katılımcıların çoğunun Kudüs’ü ziyaret edebildiğini ancak kendisinin Gazzeli olduğu için bu haktan mahrum kaldığını fark ettiğinde gözyaşlarını tutamadığını belirten Alhila, Gazze’nin adeta dev bir hapishaneye dönüştürüldüğünü söyledi.
BÜYÜK BİR HAPİSHANEDE EĞİTİM MÜCADELESİ
Gazze’de su ve elektrik gibi temel ihtiyaçlara erişim sorununun yeni olmadığını, doğduklarından beri bu kısıtlamalarla yaşadıklarını belirten Alhila, bölgedeki çocukların çocukluklarını yaşayamadan erkenden olgunlaştıklarını ifade etti. Filistin halkı için eğitimin en güçlü direnç alanı olduğunu söyleyen akademisyen; doktorların, eğitimcilerin ve üniversitelerin kasten hedef alındığını hatırlattı. Tüm zorluklara rağmen çocukların ve gençlerin eğitimlerini sürdürmek için büyük bir irade sergilediğini ve bu davanın ancak gençlerin azmiyle ayakta kalacağını sözlerine ekledi.
Söyleşide söz alan yazar Samir Atiyye ise Filistin davasının kültürel boyutuna dikkat çekti. Atiyye, Filistinli edebiyatçıların ve şairlerin uzun yıllardır halkın yaşadığı zulmü dünyaya duyurmak için kalemleriyle mücadele ettiğini belirterek, kültürel mirasın korunmasının bu direnişin en önemli parçası olduğunu vurguladı.

