Hürmüz Boğazı’ndaki enerji geçişleri savaş öncesi seviyesinin yüzde 70’ine yaklaştı. Ham petrol ve LNG sevkiyatında büyük bir toparlanma gözleniyor.
Küresel enerji ticaretinin en kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı, askeri gerilimlerin ardından yeniden hareketlenmeye başladı. Enerji veri takip kuruluşlarından gelen son raporlar, boğazdan geçen petrol ve petrol ürünleri hacminin, savaş öncesi dönemle kıyaslandığında yüzde 65 ile 70 bandına ulaştığını gösteriyor. Özellikle ham petrol sevkiyatındaki artış, dünya piyasaları için stratejik bir toparlanma sinyali olarak görülüyor.
GÜNLÜK SEVKİYAT MİKTARI 11 MİLYON VARİLİ AŞTI
Veri sağlayıcısı Vortexa’nın paylaştığı bilgilere göre, şu anda haftalık bazda günde ortalama 11,2 milyon varil ham petrol boğaz üzerinden dünyaya ulaştırılıyor. İşlenmemiş ham petrol ve kondensat özelinde bakıldığında, geçiş oranının savaş öncesine göre yüzde 80 seviyesine kadar yükseldiği belirtiliyor. 28 Şubat tarihinde başlayan savaş sürecinde ciddi bir düşüş yaşayan ticaret hacmi, Eylül ayı itibarıyla toparlanma eğilimini sürdürse de henüz savaş öncesindeki 18,8 milyon varillik zirve seviyesinin gerisinde bulunuyor.
ABD DONANMASI VE MEKİK FİLOSU TRAFİĞİ HIZLANDIRDI
Enerji sevkiyatındaki bu belirgin artışın arkasında, “mekik filosu” olarak tanımlanan tanker sisteminin genişletilmesi ve ABD Donanması’nın sağladığı güvenlik desteği yer alıyor. Basra Körfezi’ndeki yükleme istasyonlarından çıkan petrol, beklemedeki tankerler arasındaki hareketlilikle dış dünyaya aktarılıyor. Ayrıca Suudi Arabistan’ın ihracat hacmindeki artış ve Doğu-Batı Boru Hattı’nın kapanmasının ardından sevkiyatların boğaza yönlendirilmesi, trafiği artıran temel unsurlar arasında gösteriliyor.
Bölgedeki jeopolitik risklere rağmen Hürmüz Boğazı, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ve rafine ürünlerin arzında merkezi rolünü korumaya devam ediyor. Temmuz ayı sonundan itibaren ivme kazanan sevkiyatlar, küresel enerji güvenliği açısından kritik bir eşiğin aşıldığını ortaya koyuyor.

