İş insanı Ali Nuhoğlu, mahkemede Sarıyer’deki lüks villaların İmamoğlu İnşaat’a devri ve Fatih Keleş’e yapılan milyon dolarlık ödemelere dair çarpıcı beyanlarda bulundu.
Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasının 31. duruşmasında sanık savunmaları alınmaya devam edildi. Duruşmada söz alan iş insanı Ali Nuhoğlu, Sarıyer’de bulunan ve toplam değerinin 480 milyon TL olduğu belirtilen iki villanın İmamoğlu İnşaat’a devredilmesi süreci ile Fatih Keleş’e iletilen 4,8 milyon dolarlık ödeme hakkında kritik bilgiler paylaştı. Nuhoğlu, villaların devrini iyi ilişkileri sürdürmek amacıyla yaptığını, ödemeleri ise ticari faaliyetlerinde aksama yaşamamak için gerçekleştirdiğini iddia etti.
VİLLALARIN DEVRİ VE GÜLLÜCE TARIM İTİRAFI
Dava dosyasının merkezinde yer alan Sarıyer’deki villaların alım sürecine değinen Nuhoğlu, bu operasyonun Tuncay Yılmaz’ın talebiyle başladığını anlattı. Yılmaz’ın mülklerin devredilmesi gerektiğini söylemesi üzerine başlangıçta çekincelerini dile getirdiğini belirten Nuhoğlu, villaları satın almak amacıyla Güllüce Tarım şirketini kurduklarını açıkladı. Bu süreçte şirketin muhasebe ve mali işlemlerinin devir gerçekleşene kadar İmamoğlu İnşaat yetkilileri tarafından yönetildiğini ifade etti.
İLİŞKİLERİ KORUMAK İÇİN DÜŞÜK BEDELLİ SATIŞ
Savcının villaların piyasa değeri ile satış bedeli arasındaki farkı sorması üzerine Nuhoğlu, bir iş insanı olarak yaşamını sürdürmek ve işlerini çözmek için bazı ilişkileri kullanmak zorunda kaldığını dile getirdi. Mülklerin daha düşük bir bedelle devredilmesinin nedenini ise “ilişkiyi iyi tutma çabası” olarak nitelendirdi. İSKİ’den olan alacaklarının bu süreçte etkili olduğunu doğrulayan Nuhoğlu, basına yansıyan haberlerin ardından satış rakamları üzerinde düzenlemeler yapıldığını belirtti.
MİLYON DOLARLIK TRAFİK VE SİSTEMİN İŞLEYİŞİ
Duruşmada Fatih Keleş’e gönderilen 4,8 milyon dolarlık ödemenin gerekçesi de sorgulandı. Nuhoğlu, bu miktarı devam eden projelerinde sorun çıkmaması ve alacaklarını zamanında tahsil edebilmesi için verdiğini savundu. Keleş’in sistem içerisindeki ana aktörlerden biri olduğunu ileri süren Nuhoğlu, Cebeci Maden Sahası’ndaki faaliyetler dahil olmak üzere tüm bu süreçlerden Ekrem İmamoğlu’nun bilgisinin olduğunu iddia etti.
Ekonomik kriz ortamında işlerini yürütebilmek adına bu tarz yöntemlere başvurmak zorunda kaldığını söyleyen Nuhoğlu, savunmasını büyük bir kriz döneminde iş çözmek için bu tür adımların atıldığına dikkat çekerek tamamladı.

