Türkiye’de inşaat atıklarının geri dönüşüm oranı yüzde 5’te kalırken Doç. Dr. Süleyman İpek, seçici yıkım yöntemiyle milyonlarca ton malzemenin ekonomiye kazandırılabileceğini vurguladı.
Türkiye genelinde her yıl milyonlarca ton inşaat ve yıkıntı atığı depolama sahalarına gönderilerek çevre üzerinde büyük bir yük oluşturuyor. Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Süleyman İpek, kentsel yenileme süreçleriyle hızla artan bu atık potansiyelinin, seçici yıkım ve ikincil agrega kullanımı ile sürdürülebilir bir ekonomik kaynağa dönüştürülebileceğini belirtti.
DÜNYA DÖNÜŞTÜRÜYOR TÜRKİYE GERİDE KALIYOR
Küresel ölçekte katı atıkların yaklaşık yarısını inşaat malzemeleri oluştururken, beton bu atıkların merkezinde yer alıyor. Avrupa Birliği ülkelerinde geri kazanım oranları yüzde 90’ların üzerine çıkmış durumda. Hollanda ve İtalya gibi ülkeler tam dönüşüm başarısı sağlarken, Türkiye’de resmi rakamlar geri kazanımın henüz yüzde 5 seviyesinde olduğunu gösteriyor. Sektör tahminleri bu oranın yüzde 20’lerde olabileceğine işaret etse de Türkiye, gelişmiş ülkelerin belirlediği yüzde 70 hedefinin oldukça gerisinde yer alıyor.
SEÇİCİ YIKIM İLE EKONOMİK KAZANIM MÜMKÜN
Hali hazırdaki uygulamalarda genellikle sadece ekonomik değeri yüksek olan demirin ayrıştırıldığını belirten Doç. Dr. İpek, döngüsel ekonomi için seçici yıkım modelinin şart olduğunu ifade etti. Bu sistemde, binalar yıkılmadan önce tehlikeli maddeler temizleniyor ve yapı elemanları belirli bir sırayla sökülüyor. Elde edilen beton atıkları kırma tesislerinde işlenerek ikincil agrega olarak tekrar inşaat sektörüne sunulabiliyor. Bu yöntem sayesinde hem doğal kaynaklar korunuyor hem de hammadde tasarrufu sağlanıyor.
Bölgesel verilere bakıldığında Doğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde yıllık yaklaşık 10 milyon ton atık açığa çıktığı görülüyor. İstanbul ve Ankara gibi metropollerdeki devasa hacim de eklendiğinde, atık yönetiminin kritik bir önem kazandığı vurgulanıyor. Uzmanlar, atıkların doğru yönetilmemesi durumunda doğa tahribatının ve karbon emisyonlarının artacağı uyarısında bulunuyor.

