ABD güçlerinin ülkeden çekilmesine rağmen, işgal döneminde hedef alınan sivillerin yaşadığı fiziksel ve psikolojik yıkım aradan geçen yıllara rağmen tazeliğini koruyor.
Irak’ta 23 yıl önce başlayan Amerikan işgali, geride sadece siyasi bir enkaz değil, hayatları kararan binlerce mağdur bıraktı. Saldırılarda uzuvlarını kaybeden ya da cezaevlerinde ağır işkencelere maruz kalan Iraklılar, yaşadıkları dehşet dolu günleri ve bedenlerinde taşıdıkları kalıcı izleri unutamıyor. İşgalin üzerinden yirmi yılı aşkın süre geçmesine rağmen, savaşın siviller üzerindeki karanlık gölgesi silinmedi.
BİR SALDIRIYLA PARÇALANAN HAYALLER
2003 yılındaki ABD saldırısında iki bacağını birden kaybeden Yunus Hudayir Cemil, o dönem 25 yaşında ve futbol tutkunu bir genç olduğunu anlatıyor. Sokakta olduğu sırada gerçekleşen saldırı sonrası sağ bacağını tamamen, sol bacağını ise büyük oranda kaybeden Cemil, bu olayın hayatını kökten değiştirdiğini belirtiyor. Yeni evli ve eşi sekiz aylık hamileyken bu trajediyi yaşayan Cemil, düşman olarak gördüğü güçlerin ülkeden çıkmasını egemenlik adına sevindirici bulsa da, devletten yeterli rehabilitasyon desteği alamamaktan şikayet ediyor.
EBU GUREYB ZULMÜNÜN DİNMEYEN SIZISI
İşgalin en karanlık simgelerinden biri olan Ebu Gureyb Hapishanesi’nde iki yıl geçiren Talib Muhammed Mecli, maruz kaldığı sistematik işkenceleri hala hafızasında taşıyor. Hiçbir gerekçe sunulmadan gözaltına alınan Mecli, cezaevinde köpek saldırılarından ses bombalarına kadar pek çok insanlık dışı muameleye tanık olduğunu ifade ediyor. Yaşadığı ağır stres nedeniyle vücudunda kalıcı yaralar oluşan mağdur, koğuş arkadaşlarının gerçek mermilerle öldürüldüğü ve her türlü onur kırıcı saldırının yaşandığı o günlerin etkisinden kurtulamıyor.
ABD askerlerinin Irak’tan çekilmesi stratejik bir dönüm noktası olsa da, geride bıraktığı mağdurlar için savaşın fiziksel ve ruhsal acıları her gün yeniden yaşanmaya devam ediyor.

