Yargıtay, yıllık izne çıkarken ücretini peşin veya avans olarak alamayan işçilerin, sözleşmelerini haklı nedenle feshederek kıdem tazminatı alabileceğine hükmetti.
Özel sektör çalışanlarını yakından ilgilendiren emsal niteliğindeki karar, İş Kanunu’ndaki ödeme yükümlülüklerinin ihlali üzerine şekillendi. Yargıtay, işverenin tatile çıkan personeline izin dönemine ait ücretini yasal olarak önceden ödemek zorunda olduğunu hatırlatarak, bu kurala uymayan işyerleri için ağır bir hukuki sonuç ortaya koydu.
AYNI DURUMA İKİ FARKLI YARGI YORUMU
Hukuki süreç, benzer mağduriyetleri yaşayan iki işçinin açtığı davalarda mahkemelerin çelişkili kararlar vermesiyle başladı. İzne çıkarken ödeme alamadığı için iş bırakan A.B. isimli işçi tazminat hakkı kazanırken, aynı gerekçeyle dava açan B.K. isimli işçinin talebi yerel mahkemece reddedildi. Bölge adliye mahkemeleri arasındaki bu görüş ayrılığı, hukuki uyuşmazlığın giderilmesi amacıyla Yargıtay’ın gündemine taşındı.
PEŞİN ÖDEME TALEBE BAĞLI DEĞİLDİR
Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, İş Kanunu’nun 57. maddesinin işverene net bir görev yüklediğini belirtti. Kararda, işçinin herhangi bir talebi olmasa bile, izin ücretinin izin başlamadan önce peşin veya avans olarak ödenmemesinin çalışma şartlarının uygulanmaması anlamına geldiği vurgulandı. Bu durumun işçi açısından haklı fesih sebebi oluşturduğu ve kıdem tazminatına yol açtığı kesinleşti.
FAZLA İZİN VERİLMESİ YÜKÜMLÜLÜĞÜ DEĞİŞTİRMİYOR
Yargıtay kararında dikkat çeken bir diğer detay ise izin sürelerine ilişkin oldu. İşverenin, işçiye yasal olarak hak ettiğinden daha uzun süre izin kullandırmış olmasının, ödemeyi peşin yapma zorunluluğunu ortadan kaldırmayacağı ifade edildi. Yasaya göre mutlak emredici olan bu kuralın ihlali, feshin haklılığını yasal bir zemine oturtmuş oldu.
Yüksek mahkemenin bu kararıyla birlikte, yıllık izin ücreti ödenmeden tatile gönderilen çalışanlar için yargı yolu ve tazminat alma imkanı resmen tescillenmiş oldu.

