İstanbul’da belirli projelerden konut alarak vatandaşlık kazanan yabancı yatırımcılar, usulsüzlük iddiaları sonrası statülerini kaybetme riski yaşıyor.
Türkiye’de taşınmaz edinerek yatırım yoluyla vatandaşlık hakkı elde eden yabancı uyruklu kişiler için belirsizlik süreci başladı. Daha önce Hayatpark projesiyle gündeme gelen hukuki sorunların, şimdi de Babacan ve Vira İstanbul projelerinden mülk edinen bazı kişileri etkilediği öğrenildi. Resmi süreçleri eksiksiz tamamladıklarını belirten mülk sahipleri, projeler hakkında sonradan ortaya atılan usulsüzlük iddialarından haberdar olmadıklarını savunuyor.
AİLELER VE GÜNLÜK YAŞAM OLUMSUZ ETKİLENİYOR
Vatandaşlık iptali kararları, sadece yasal statüyü değil, ailelerin Türkiye’deki tüm yerleşik düzenini sarsıyor. İkamet izinlerinden bankacılık işlemlerine, çocukların eğitim durumundan seyahat özgürlüğüne kadar pek çok alanda ciddi mağduriyetler yaşanıyor. Süreci takip eden Avukat Bayram Kocamer, yatırımcıların sermayelerini Türkiye’ye getirerek devletin resmi onay mekanizmalarından geçtikten sonra bu hakları kazandığını, bu nedenle yaşanan mağduriyetlerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
BİREYSEL İNCELEME VE HUKUKİ HAKLARIN KORUNMASI
Projelerdeki genel usulsüzlük iddiaları ile bireysel mülk sahiplerinin durumunun birbirinden ayrıştırılması gerektiği belirtiliyor. Avukat Kocamer, her yatırımcının ödeme kayıtları, sunduğu belgeler ve iddia edilen usulsüzlükle bir bağının olup olmadığının titizlikle araştırılması gerektiğini ifade etti. Devletin onayına güvenerek yatırım yapan iyi niyetli kişilerle, usulsüzlüğe bilerek dahil olanların aynı kefeye konulmaması gerektiği hatırlatıldı.
TEBLİGAT VE İFADE SÜREÇLERİNDE KRİTİK UYARILAR
Hukuki süreçte tebligat tarihlerinin ve başvuru sürelerinin hayati önem taşıdığı, başka davaların sonucunu beklemenin hak kaybına yol açabileceği uyarısı yapıldı. Vatandaşlık, uygunluk belgesi ve ikamet gibi işlemlerin her birinin farklı hukuki süreçlere tabi olduğu belirtiliyor. Ayrıca savcılık veya kolluk birimlerine ifadeye çağrılan kişilerin, iddiaları net bir şekilde öğrenmesi, ödeme belgeleriyle uyumlu ifadeler vermesi ve dil bariyeri varsa mutlaka profesyonel tercüman desteği alması gerektiği kaydedildi.
Vatandaşlık hakkındaki uyuşmazlıkların sadece ana yatırımcıyı değil, eş ve çocukların statüsünü de doğrudan etkileyebileceği ifade ediliyor. Hukuki mücadele sürerken ailelerin eğitim ve sağlık gibi temel hizmetlerden kopmaması için ikamet başvurularının ihmal edilmemesi gerektiği vurgulanırken, her dosyanın somut belgeler üzerinden bireysel olarak değerlendirilmesinin yatırım güveni açısından kritik olduğu belirtildi.

