Mersin Büyükşehir Belediyesinde yürütülen yolsuzluk soruşturmasında, 336 milyon liralık usulsüzlük iddiaları ve ihalelerdeki gizli para trafiği mercek altına alındı.
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturmada, belediyenin ihale ve doğrudan temin süreçlerine ilişkin çarpıcı detaylar gün yüzüne çıktı. MASAK raporları, teknik takip kayıtları ve tanık ifadeleriyle desteklenen dosyada, 2022-2026 yıllarını kapsayan mal ve hizmet alımlarında büyük çaplı usulsüzlükler yapıldığı öne sürüldü. 11 Mart 2026 tarihinde belediye binasında yapılan aramalarda el konulan 314 dosya üzerindeki incelemeler, yolsuzluk iddialarının boyutunu gözler önüne serdi.
336 MİLYON LİRALIK USULSÜZLÜK VE BAŞKAN ONAYI
Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan raporlarda, incelenen ihalelerden 41 milyon liralık kısmını oluşturan 13 farklı işlemde doğrudan usulsüzlük saptandı. Bu işlemlerin tamamında Belediye Başkanı Vahap Seçer’in “olur” imzasının bulunduğu kayda geçti. Soruşturmanın genel toplamında ise Özel Kalem, Fen İşleri ve Bilgi İşlem gibi kritik birimler üzerinden gerçekleştirilen mal ve hizmet alımlarında, kamunun toplamda 336 milyon 86 bin 968 lira zarara uğratıldığı iddia ediliyor.
İHALE ÖNCESİ DİKKAT ÇEKEN MİLYONLUK BAĞIŞ
Soruşturma dosyasında yer alan en çarpıcı bulgulardan biri, katı atık ihalesi öncesinde yaşanan para trafiği oldu. MASAK verilerine göre, belediyenin düzenlediği atık taşıma ihalesinden yaklaşık iki ay önce, ihaleyle bağlantılı bir şirketten belediye hesaplarına 1 milyon 800 bin lira tutarında para gönderildi. Transfer açıklamasında bu ödemenin “belediye hizmetlerinde kullanılmak üzere bağış” olarak tanımlanması, soruşturma makamları tarafından ihaleye fesat karıştırma emaresi olarak değerlendirildi.
TAPE KAYITLARI VE GİZLİ TANIK İFADELERİ
Teknik takibe takılan görüşmelerde, belediye iştiraklerinde çalışan personelin “Vahap Başkan’ın emri olmadan hiçbir satışın yapılamayacağı” yönündeki sözleri, karar mekanizmasındaki hiyerarşiyi ortaya koydu. Gizli tanık beyanlarına göre ise Seçer’in özel şirketinde çalışan eski personelin belediyede kritik birimlere yerleştirildiği ve alımların bu isimler üzerinden yönetildiği öne sürüldü. Ayrıca bazı daire başkanlarının ve yakınlarının üzerine kayıtlı taşınmazların bedellerinin, belediyeden ihale alan firma sahipleri tarafından ödendiği iddiaları da dosyada yer buldu.
Yolsuzluk ağında “çantacı firma” olarak tabir edilen paravan şirketlerin kullanıldığı, ihale tekliflerinin bu firmalar adına yetkisiz kişilerce hazırlandığı saptandı. Savcılığın mali veriler, tanık anlatımları ve bilirkişi raporları doğrultusunda yürüttüğü kapsamlı inceleme süreci devam ediyor.

