TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, yeni yasal düzenlemedeki tereddütleri giderecek üç aşamalı denetim mekanizmasını ve bölgesel gelişmeleri detaylarıyla açıkladı.
Konya Selçuk Üniversitesi’nin akademik yıl açılış törenine katılan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun hakkında önemli bilgiler verdi. Yasanın hazırlık sürecinde her kelimenin titizlikle tartıldığını belirten Kurtulmuş, uygulama aşaması için hayati önem taşıyan üç ayrı güvence mekanizmasının sisteme dahil edildiğini vurguladı.
ARZ-I MEV’UD HAYALİNE SERT TEPKİ
Konuşmasında İsrail’in bölgedeki saldırgan politikalarına değinen Kurtulmuş, Gazze ile başlayan sürecin Lübnan, Suriye ve Yemen gibi pek çok ülkeye yayıldığını ifade etti. İsrail’in Nil’den Fırat’a kadar olan bölgeyi kontrol altına alma çabalarının “ham hayal” olduğunu söyleyen Kurtulmuş, bu coğrafyanın asli sahiplerinin Türkler, Kürtler ve Araplar olduğunu belirterek, Arz-ı Mev’ud hedeflerine asla ulaşılamayacağının altını çizdi.
SÜRECİN İLK ŞARTI SİLAH BIRAKMA VE MGK İLANI
Yeni yasada yer alan güvenlik mekanizmalarını sıralayan Kurtulmuş, ilk sigortanın terör örgütünün silahlarını bırakıp kendisini feshetmesi olduğunu açıkladı. Bu durumun devletin güvenlik birimlerince teyit edilmesinin ardından Milli Güvenlik Kurulu tarafından resmen ilan edileceğini belirten Kurtulmuş, bu şart gerçekleşmeden yasanın uygulamaya girmeyeceğini ifade etti. Sürecin tesadüflere bırakılmadığını vurgulayan TBMM Başkanı, tereddütlerin yersiz olduğunu dile getirdi.
DENETİM MEKANİZMALARI VE MİLLİ İRADE VURGUSU
Yasadaki ikinci güvencenin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında, 6 bakan ve üst düzey güvenlik yetkililerinden oluşan kurul olduğunu belirten Kurtulmuş, üçüncü sigortanın ise TBMM çatısı altında kurulacağını söyledi. Meclis’te grubu bulunan tüm partilerin katılımıyla oluşturulacak İzleme Komisyonu sayesinde, sürecin şeffaf bir şekilde milli iradenin gözetiminde yürütüleceği kaydedildi.
Kurtulmuş, tüm bu mekanizmaların sürecin sağlıklı bir zeminde ilerlemesi ve toplumsal bütünleşmenin korunması amacıyla tasarlandığını ifade ederek konuşmasını tamamladı.

