İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile yaşanan gerilimin ve devam eden çatışmaların gölgesinde BM Genel Kurulu için New York’a ulaştı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi liderliğindeki üst düzey diplomatik heyet, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu görüşmelerine katılmak üzere Amerika Birleşik Devletleri’ne ulaştı. John F. Kennedy Uluslararası Havalimanı’nda karşılanan Arakçi’nin ziyareti, Tahran ve Washington arasındaki askeri ve siyasi tansiyonun zirveye ulaştığı bir dönemde gerçekleşmesi nedeniyle dünya kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.
DOHA ÜZERİNDEN KRİTİK GEÇİŞ
Arakçi, New York yolculuğu öncesinde ilk durağını Katar’ın başkenti Doha’ya gerçekleştirdi. İki ülke arasındaki diplomatik temaslarda kilit rol oynayan Katar’da yetkililerle bir araya gelen İranlı Bakan, bölgedeki son gelişmeleri değerlendirdi. Doha üzerinden yapılan bu geçiş, taraflar arasındaki iletişim kanallarının tamamen kopmadığına ve çatışmaları sonlandırmaya yönelik aralıklı temasların sürdüğüne işaret ediyor.
ABD’DEN KISITLAMALI VİZE ONAYI
Washington yönetimi, BM ev sahipliği sorumlulukları çerçevesinde İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Dışişleri Bakanı Arakçi’nin de yer aldığı çekirdek heyete vize verdi. Ancak bu yılki ziyaret, önceki yıllara göre daha sıkı kısıtlamalar altında gerçekleşiyor. İranlı yetkililerin New York’taki hareket alanları sınırlandırılırken, heyet üyelerinin lüks tüketim ürünleri satın almasını engelleyen yaptırımlar da uygulanmaya devam edecek.
SAVAŞIN GÖLGESİNDE DİPLOMASİ TRAFİĞİ
Şubat ayından bu yana devam eden çatışmaların ortasında gerçekleşen bu ziyaret, nükleer program ve Hürmüz Boğazı’nın güvenliği gibi kritik dosyaların masada olduğu bir dönemde yapılıyor. New York’ta İran basınına demeç veren Arakçi, önceliklerinin uluslararası kamuoyuna İran’ın haklarını ve çıkarlarını anlatmak olduğunu belirtti. Mevcut durumu “savaş hali” olarak nitelendiren Bakan, BM çatısı altında Tahran’ın tezlerini savunacaklarını vurguladı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın da 22 Eylül’de kente ulaşarak Genel Kurul’a hitap etmesi ve çeşitli liderlerle ikili görüşmeler yapması bekleniyor. Heyetin New York temasları, özellikle perde arkasında yürütülebilecek olası arabuluculuk faaliyetleri ve yeni diplomatik kanalların açılıp açılmayacağı açısından büyük önem taşıyor.

