Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ, fon krizinin Türk ekonomisine 20 milyar dolar zarar verdiğini belirterek sorumluların mal varlıklarına el konulmasını istedi.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Kocaeli’de düzenlediği basın toplantısında ülke gündemini sarsan fon krizine ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Krizin arkasında kişisel menfaatleri için hareket eden açgözlü bir şebekenin olduğunu savunan Özdağ, bu yapının Türk milletine ve ekonomisine büyük zarar verdiğini ifade etti. Parti bünyesinde gelişmeleri anlık takip etmek üzere özel bir komisyon kurulduğunu duyurdu.
FON KRİZİNDE 20 MİLYAR DOLARLIK YIKIM
Özdağ, yaşanan ekonomik tahribatın ekonomi yönetimi ve ilgili devlet kurumları için sürpriz olmadığını, 2025 başına ait savcılık belgelerinin varlığına rağmen müdahalede geç kalındığını iddia etti. Zamanında adım atılmaması nedeniyle zararın 20 milyar doları aştığını ve 500 binden fazla insanın mağdur edildiğini belirten Özdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu süreçten ne zaman haberdar edildiğinin açıklanması gerektiğini söyledi. Çalınan paraların doğrudan manipülatörlerden tahsil edilmesini isteyen Özdağ, faturanın halkın sırtına yüklenmemesi gerektiğini vurguladı.
İDDİALARA TEPKİ VE VARLIKLARA EL KOYMA ÇAĞRISI
Eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya ile ilgili 2,2 milyar liralık ödeme iddialarına da değinen Özdağ, bu bilginin somut bir kaynağı veya belgesi olmadığını dile getirdi. Yasal süreçlerin şeffaf yürütülmesi gerektiğini belirten Özdağ, suçluların tüm menkul ve gayrimenkul varlıklarına el konulması çağrısında bulundu. ABD’deki benzer fon skandallarını örnek göstererek, suçluların en temel varlıklarının dahi satılarak mağdurların zararının karşılanması gerektiğini, ancak bu şekilde kurumlara olan güvenin geri kazanılabileceğini ifade etti.
EKONOMİK VERİLER VE SİYASETTE İTTİFAK MESAJI
Türkiye’nin sanayisizleşme tehdidiyle karşı karşıya olduğunu savunan Özdağ, yüksek faiz oranları ve değerli Türk lirası nedeniyle sanayicinin rekabet gücünü kaybettiğini belirtti. İhracatçıların döviz kurunun 85 lira seviyesine çıkması gerektiği yönündeki görüşlerini hatırlatan Özdağ, iktidara geldiklerinde Devlet Planlama Teşkilatı’nı yeniden kuracaklarını söyledi. Siyasal süreçlere de değinen Özdağ, cumhurbaşkanlığı sisteminin doğası gereği ittifakların kaçınılmaz olduğunu, kendilerinin ise milli ve laik devlet yapısını savunan “Atatürk İttifakı” çatısı altında olduklarını kaydetti.
Son olarak yeni anayasa tartışmalarına değinen Özdağ, asıl meselenin anayasayı değiştirmek değil, mevcut anayasayı kararlılıkla uygulamak olduğunu belirtti. Türkiye’nin ulus devlet yapısının korunması konusunda taviz vermeyeceklerini vurgulayan Özdağ, partisinin seçimler ne zaman yapılırsa yapılsın hazır olduğunu ifade ederek konuşmasını tamamladı.

