YENİ Parti Lideri Özgür Özel, WELT gazetesindeki makalesinde Türkiye’nin otoriterliğe mahkum olmadığını ve demokratik bir dönüşümün başladığını belirtti.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Alman yayın kuruluşu WELT için kaleme aldığı makalede, Türkiye ile Almanya arasındaki köklü bağlara dikkat çekerek önemli mesajlar verdi. İki ülke arasındaki ilişkilerin hükümetlerin ötesinde bir derinliğe sahip olduğunu vurgulayan Özel, istikrarlı ve demokratik bir Türkiye’nin hem Almanya hem de Avrupa’nın temel çıkarına olduğunu ifade etti. Özel, Türkiye’nin ekonomik zorluklar, hukuki erozyon ve kutuplaştırıcı politikalardan yorulduğunu belirterek, değişim zamanının geldiğini savundu.
TÜRKİYE’NİN DEĞİŞİM TALEBİ VE 2024 SEÇİMLERİ
Türkiye’deki mevcut siyasi düzenin yolun sonuna geldiğini ifade eden Özel, 2024 yerel seçimlerini bu değişimin en somut kanıtı olarak gösterdi. O dönem genel başkanı olduğu CHP’nin sandıktan birinci parti çıkmasının toplumdaki yenilenme arzusunu yansıttığını dile getiren Özel, bu başarının ardından iktidarın demokratik rekabet yerine yargı yolunu tercih ettiğini söyledi. Özel, siyasetin sandıktan mahkeme salonlarına taşınmasının demokrasiye zarar verdiğini kaydetti.
BELEDİYELER VE YARGI MÜDAHALELERİ
2025 yılından itibaren muhalefet belediyelerine yönelik baskıların arttığına dikkat çeken Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması, belediye başkanlarının gözaltına alınması ve çeşitli sansür uygulamalarını eleştirdi. Siyasi rakiplerin yargı eliyle susturulmaya çalışıldığını belirten Özel, 2023 CHP kurultayının iptal edilmesini ve yargının muhalefeti şekillendirme çabalarını hatırlattı. Bu müdahalelerin toplumsal bir direnişe yol açtığını ve YENİ Parti’nin bu süreçten doğduğunu vurguladı.
YENİ PARTİ’NİN HEDEFLERİ VE DEMOKRATİK VİZYON
YENİ Parti’nin sadece bir isim değişikliği değil, liyakat ve adalet temelli yeni bir siyasi hareket olduğunu belirten Özel, temel hedeflerini açıkladı. Yargı bağımsızlığının yeniden tesisi, güçlü bir parlamento, ekonomik istikrar ve sosyal adaletin öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti. Dış politikada ise kişisel hesaplar yerine milli çıkarların ve profesyonelliğin esas alınacağını söyledi. Kürt meselesi gibi kronik sorunların demokratik siyaset ve şeffaflıkla çözülebileceğini savunan Özel, tüm kesimlerin korkusuzca katılabildiği çoğulcu bir Türkiye vizyonu çizdi.
Özgür Özel, makalesini Avrupa’ya yönelik net bir mesajla sonlandırdı. Türkiye’nin geleceğinin otoriterlik ve kutuplaşma ile sınırlı olmadığını vurgulayan Özel, demokratik bir yenilenmenin mümkün olduğunu ve ülkede yeni bir başlangıç döneminin kapılarını araladıklarını belirtti.

