Prof. Dr. Kiraz, COP31 öncesi gelişmekte olan ülkeler için iklim ve sağlık fonu kurulması ve sistemlerin risklere göre planlanması çağrısı yaptı.
Küresel iklim kriziyle birlikte artan doğal afetler ve aşırı hava olayları, sağlık sektörünün dayanıklılığını kritik bir noktaya taşıdı. Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı öncesinde, dinamik ve dirençli sağlık sistemleri ana gündem maddelerinden biri haline geldi. Sağlık Bakanlığı İklim Değişikliği ve Sağlık Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Emine Didem Evci Kiraz, küresel boyutta hayati adımların atılması gerektiğine dikkat çekti.
HASTANELER KAPANMA RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA
Lancet Gerisayım Grubu’nun verilerine değinen Prof. Dr. Kiraz, dünya genelindeki her 12 hastaneden birinin aşırı hava olayları yüzünden kapanma tehlikesi yaşadığını belirtti. Bu durumun Türkiye’deki riskli bölgeleri de etkileyebileceğini ifade eden Kiraz, sağlık sisteminin korunmamasının enerji, turizm, sanayi ve eğitim gibi diğer tüm sektörleri de zincirleme şekilde olumsuz etkileyeceğini vurguladı. Bu doğrultuda, birey ve hane odaklı, erken uyarı mekanizmalarıyla desteklenmiş yeni bir sağlık modeline geçilmesinin zorunlu olduğunu aktardı.
GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER İÇİN ACİL UYUM FİNANSMANI
Gelecek konferansta Türkiye ve Avustralya’nın öncülüğünde yeni metodolojilerin geliştirileceğini kaydeden Kiraz, gelişmekte olan ülkelerin direnç kazanabilmesi adına küresel bir iklim ve sağlık destek fonunun acilen hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Geçmiş zirvelerde uyum finansmanının artırılması yönünde taahhütler verilmesine rağmen küresel gelişmelerin bu süreci zorlaştırdığını belirten bilim kurulu üyesi, finansman açığının kapatılması ve Belem Sağlık Eylem Planı’nın vakit kaybetmeden uygulanması çağrısı yaptı.
İklim değişikliğine uyum politikalarının sadece büyük hastanelerle sınırlı kalmaması gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Kiraz; aile sağlığı merkezleri, eczaneler, aşı lojistiği ve diyaliz merkezleri gibi tüm bileşenlerin sürece dahil edilmesini önerdi. Özellikle yalnız yaşayan yaşlı nüfusa yönelik iklime dirençli yeni bakım modellerinin geliştirilmesinin önemine dikkat çeken Kiraz, mahallelerin ve yaşlanan nüfusun iklim krizine karşı özel olarak eğitilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

