Uzman Klinik Psikolog Beste Çokavgil, uzun süreli yalnızlığın beyni savunma moduna sokarak sosyal çevreyi bir tehdit gibi algılamasına neden olduğunu açıkladı.
Modern yaşamın beraberinde getirdiği sosyal izolasyon, bireylerin sadece ruhsal dengesini değil, beyindeki nörolojik süreçleri de derinden sarsıyor. Acıbadem Eskişehir Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Beste Çokavgil, yalnızlığın zihni sürekli bir tetikte olma haline sürüklediğini ifade ederek, bu durumun günlük yaşamda ciddi aksamalara yol açtığına dikkat çekti.
BEYİN SOSYAL ÇEVREYİ TEHDİT OLARAK KODLUYOR
Uzun süreli yalnızlığın bireyin algı dünyasında köklü değişimler yarattığını belirten Çokavgil, beynin sosyal çevreyi olduğundan daha tehditkar gördüğünü vurguladı. Bu süreçte kişilerin, başkalarının söylemlerini aşırı analiz etme ve belirsiz durumları dışlanma olarak yorumlama eğilimine girdiğini kaydeden uzman, aktif çalışan sinir sisteminin uyku düzensizliği, tahammülsüzlük ve zihinsel yorgunluk gibi sonuçlar doğurduğunu söyledi.
BİLİŞSEL KAYIPLAR KADER DEĞİL
Zihinsel kaynakların sürekli tehdit algısına odaklanmasının hafıza, öğrenme ve dikkat kapasitesini zayıflattığını ifade eden Beste Çokavgil, bu durumun kalıcı olmadığını belirtti. İnsanın doğası gereği sosyal bir varlık olduğunu hatırlatan Çokavgil, sağlıklı sosyal ilişkiler ve profesyonel psikolojik destek sayesinde beynin yeniden bağ kurma yetisini kazanabileceğini ve bilişsel fonksiyonların iyileşebileceğini dile getirdi.
Sosyalleşmenin hayati bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan uzman, uzun süreli yalnızlığın psikolojik olumsuzluklarına karşı erken önlem almanın önemine işaret etti.

