Yozgat’ın Çekerek ilçesinde kadınlar, kış hazırlıkları kapsamında geleneksel tarhanayı kurutmadan şişeleyerek yıllarca taze kalmasını sağlıyor.
Yozgat’ın Çekerek ilçesine bağlı Kuruçay köyünde asırlık gelenek modern pratiklikle buluşuyor. Bölge halkı, zahmetli kurutma işlemi yerine imece usulü hazırladıkları “şişe tarhanası” ile kış aylarının en doğal ve hızlı besin kaynağını sofralarına taşıyor. Hazır çorbalara rakip olan bu yöntem, hem doğallığı hem de kullanım kolaylığıyla dikkat çekiyor.
GÜNEŞE GEREK DUYMADAN YILLARCA SAKLANIYOR
Klasik yöntemlerin aksine bu tarhana; yoğurt, un, yumurta ve sıvı yağ karışımının kaynatılmasıyla elde ediliyor. Hazırlanan karışım henüz sıcakken vakumlanarak şişelere dolduruluyor. Köy sakinlerinden Hacer Ersoy, bu yöntemin çok daha pratik olduğunu belirterek, hazırlanan konservelerin hiçbir bozulma emaresi göstermeden yıllarca saklanabildiğini ifade ediyor. Ersoy, isteğe göre içine nohut, mercimek veya sarımsak eklenerek zenginleştirilebilen bu yöntemin, özellikle yoğun günlerde kurtarıcı bir ana öğün olduğunu vurguluyor.
DOĞAL ŞİFA KAYNAĞI BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLENDİRİYOR
Hem aile sofralarında hem de misafir ikramlarında başköşede yer alan şişe tarhanası, yüksek besin değeriyle şifa deposu olarak görülüyor. Hazırlık sürecine eşlik eden Rıza Ersoy, bu özel yiyeceğin bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini ve sindirimi kolaylaştırdığını dile getiriyor. Vitamin açısından zengin olan tarhananın, çocukların gelişimi ve demir eksikliği gibi sorunlara karşı yöre halkı tarafından sıkça tüketildiği belirtiliyor.
Doğallığıyla ön plana çıkan şişe tarhanası, pratik hazırlanışı ve uzun raf ömrüyle geleneksel mutfak kültürünün en dayanıklı örneklerinden biri olmayı sürdürüyor.

