Yargıtay, sözleşmedeki ihbar süresine uymadan mülkü boşaltan kiracıların, bu sürenin tamamını kapsayan kira bedelini tazminat olarak ödemesine hükmetti.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, mülk sahipleri ve kiracılar arasındaki dengeleri değiştirecek kritik bir emsal karara imza attı. Mahkeme, erken tahliye durumunda sözleşmede belirlenen ihbar süresinin, ödenecek tazminat miktarında doğrudan belirleyici olacağını kararlaştırdı.
SÖZLEŞMEDEKİ İHBAR ŞARTI BELİRLEYİCİ OLDU
Dava konusu olayda, bir lojistik deposu için yapılan 5 yıllık kira sözleşmesinde taraflar, erken fesih için en az 6 ay önceden ihbar şartı kararlaştırdı. Ancak kiracı, belirtilen süreyi beklemeden ve mülk sahibine önceden bilgi vermeden Ocak 2016’da dükkanı tahliye etti. Mülk sahibi, uğradığı zararın karşılanması talebiyle yargı yoluna başvurarak 805 bin doların faiziyle tahsilini istedi. Davalı kiracı ise tahliyenin karşılıklı mutabakatla yapıldığını savunarak davanın reddini talep etti.
YEREL MAHKEME KARARINI YARGITAY BOZDU
İlk derece mahkemesi, taşınmazın yeniden kiralanabilmesi için gereken asgari süreyi bir ay olarak belirleyerek 140 bin 630 dolarlık tazminata hükmetti. Bölge Adliye Mahkemesi’nin de yerinde bulduğu bu karar, Yargıtay tarafından bozuldu. Yüksek Mahkeme, sözleşmede 6 aylık ihbar süresi varsa, makul süre tazminatının da bu süre üzerinden hesaplanması gerektiğini vurguladı.
Yargıtay’ın oy birliğiyle aldığı bu karar, kira sözleşmelerindeki fesih maddelerinin bağlayıcılığını güçlendirdi. Karar doğrultusunda, ihbar şartına uymadan taşınmazı boşaltan kiracılar, fiilen boş kalan süreye bakılmaksızın sözleşmedeki süre kadar kira bedelini tazminat olarak ödemekle yükümlü olacak.

