22 yıl çalıştığı iş yerinde hakarete uğrayan yöneticinin davasında Yargıtay, 5 bin TL’lik tazminatı az bularak emsal niteliğinde bir karara imza attı.
Bir alışveriş merkezinde güvenlik görevlisi olarak mesaiye başlayan ve 22 yıl içerisinde operasyon direktörlüğüne kadar yükselen çalışanın maruz kaldığı ağır hakaretler yargıya taşındı. İşveren vekilinin diğer çalışanların önünde sergilediği saldırgan tutumlar sonrası iş sözleşmesini tek taraflı fesheden personel, hukuk mücadelesini Yargıtay’a kadar taşıdı.
HEM EŞYASINA HEM ONURUNA SALDIRILDI
Dava dosyasına yansıyan bilgilere göre, 2020 yılında yaşanan olaylarda işveren vekili önce çalışanın cep telefonunu yere fırlatarak parçaladı. Bu hadiseden yaklaşık bir ay sonra ise aynı yetkili, personelin gözü önünde yöneticiye ağır ve galiz küfürler ederek onurunu zedeledi. Haklı fesih yoluna giden çalışan; kıdem tazminatı, fazla mesai ve yıllık izin ücretlerinin yanı sıra uğradığı hakaretler nedeniyle manevi tazminat talebinde bulundu.
YARGITAY: SÖZ KILIÇTAN KESKİNDİR
Yerel mahkemenin hükmettiği 5 bin TL’lik manevi tazminatı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bu miktarı son derece yetersiz bularak kararı bozdu. Yüksek mahkeme gerekçesinde, “Söz kılıçtan keskindir” ifadesine yer vererek, topluluk önünde yapılan ağır aşağılamaların fiziksel yaralanmalardan daha derin izler bırakabileceğine dikkat çekti. Kararda, tazminatın eylemin vahametiyle orantılı ve caydırıcı olması gerektiği vurgulandı.
Ayrıca çalışanın yönettiği farklı lokasyonlardaki mesai durumunun tam olarak netleştirilmediğini belirten Yargıtay, fazla mesai alacaklarının da operasyon müdürlüğü dönemine göre yeniden hesaplanmasına hükmetti.

