Artvin’de doğa nöbeti tutarken öldürülen Reşit Kibar’ın davasında altıncı duruşma geride kaldı. Avukatlar “sözde tanık” vurgusuyla tepki gösterdi.
Artvin’in Borçka ilçesine bağlı Cankurtaran bölgesinde, ağaç kesimine karşı direnirken silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Reşit Kibar’ın ölümüne ilişkin yargı süreci devam ediyor. Davanın altıncı duruşması tamamlanırken, mahkeme heyeti bir sonraki celsenin 22 Ocak tarihinde görülmesine karar verdi. Duruşma sonrası açıklama yapan avukatlar, yargılama sürecindeki eksikliklere ve sanık profillerine dikkat çekti.
SÖZDE TANIK ÖZDE SANIK VURGUSU
Kibar ailesinin avukatı Haktan Özkan, duruşmada tanık olarak dinlenen isimlerin aslında sanık kürsüsünde olması gerektiğini savundu. Dosyada sadece Muhammed Ustabaş ve Fikret Mert Türk’ün sanık olarak yer almasının yeterli olmadığını belirten Özkan, tanık sıfatıyla ifade veren Eşref Mert Türk’ün beyanlarının bu görüşlerini desteklediğini ifade etti. Özkan, savunma tarafının cinayeti “tesadüfler zinciri” olarak yansıtma çabasına tepki göstererek, silahın bulunmasından ateşlenmesine kadar geçen sürecin tesadüfle açıklanamayacağını dile getirdi.
PROJE TARTIŞMASI VE YAŞAM MÜCADELESİ
Davanın avukatlarından ve Halkevleri Genel Başkanı Linda Sevinç Hocaoğulları ise duruşma sırasında dile getirilen “önemli proje” söylemlerini eleştirdi. Söz konusu projenin kimlerin çıkarına olduğunu sorgulayan Hocaoğulları, Cankurtaran’daki direnişin sadece bir çevre mücadelesi değil, aynı zamanda bir yaşam hakkı savunması olduğunu vurguladı. Türkiye’nin dört bir yanındaki doğa talanına ve iş cinayetlerine karşı duracaklarını belirten Hocaoğulları, organize bir halk mücadelesinin aşamayacağı engel olmadığını sözlerine ekledi.
Kamuoyunun yakından takip ettiği davada, adaletin tesisi için gözler 22 Ocak’ta yapılacak bir sonraki duruşmaya çevrildi.

