CHP Dış Politika Kurulu, S-400 sistemlerinin elden çıkarılmasının hava sahasında büyük zafiyet yaratacağını belirterek KAAN ve Eurofighter vurgusu yaptı.
Türkiye’nin hava savunma stratejisini ve bölgesel gelişmeleri değerlendiren CHP Dış Politika Kurulu, 2 Ekim tarihli toplantısının ardından önemli bir bildiri yayımladı. Kurul, süregelen çatışmaların hava savunma ihtiyacını artırdığını savunarak, envanterdeki en etkili koruma sistemi olan S-400’lerin muhafaza edilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.
S-400 VE HAVA SAVUNMA STRATEJİSİ
Kurul, F-35 projesine geri dönüş veya benzeri gerekçelerle S-400’lerin elden çıkarılmasının Türk hava sahasında telafisi imkansız boşluklar doğuracağı uyarısında bulundu. Bu tür bir kararın hasmane tutum sergileyen devletleri cesaretlendirebileceği belirtilirken, F-35 tedarikinin artık pratik nedenlerle mümkün görülmediği kaydedildi. Türkiye’nin savaş uçağı ihtiyacını milli muharip uçak KAAN ve Eurofighter tedarik programlarıyla şekillendirmesi gerektiği vurgulandı.
KÜRESEL ÇATIŞMALAR VE NATO VURGUSU
Jeopolitik belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçildiğine dikkat çeken kurul, Orta Ortadoğu’daki gerilimin nükleer bir boyuta evrilme ihtimaline karşı uyarıda bulundu. Rusya-Ukrayna savaşında NATO’nun hiçbir şekilde taraf olmaması gerektiğinin altı çizilirken, Karadeniz’deki Türk deniz ticareti güvenliğinin önceden alınacak tedbirlerle korunması istendi. Ayrıca Baltık bölgesindeki gerilimlerde Türkiye’nin çıkarlarının ve Rusya ile olan ilişkilerinin zarar görmemesi için dengeli bir politika izlenmesi gerektiği ifade edildi.
KOMŞU ÜLKELER VE YUNANİSTAN İLE İLİŞKİLER
Irak’ın toprak bütünlüğüne verilen desteğin yinelendiği açıklamada, Başika’daki Türk askeri varlığının sahadaki tehditlerin azalmasına paralel olarak kademeli bir şekilde çekilmesinin uygun olacağı değerlendirildi. Yunanistan ile ilişkilerde ise Ege’de ilan edilen deniz parkları ve adaların silahlandırılması gibi faaliyetlerin, güven artırıcı önlemlerle çeliştiği belirtildi. Yunanistan’ın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni cesaretlendiren adımlarının ve Türkiye aleyhindeki ittifak arayışlarının ikili ilişkilerde dikkate alınması gerektiği kaydedildi.
Son olarak Mekke Anlaşması ve Basra Körfezi’ndeki gelişmelere değinen kurul, bölgesel sorunların çözümünde “sahte bayrak operasyonları” gibi suni gündemler yerine devlet aklının ve diplomatik uzlaşının ön plana çıkarılması gerektiğini vurguladı.

